Probiyotik bakterilerin ve seçilmiş sentetik kimyasalların Culex pipiens larvalarına karşı aktivitesinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAKUP KALDIRIM

Danışman: Nazmiye Özlem Şanlı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sivrisinekler (Diptera: Culicidae) ölümcül enfeksiyonların taşınmasında rol oynamaları nedeniyle en zararlı vektörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Sivrisinek kaynaklı hastalıklar, her yıl yaklaşık 700 milyon vaka, bir milyondan fazla ölüm ve 12 milyar ABD doları tutarında ekonomik maliyetten sorumludur. Ticaret ve seyahat aktiviteleri ile sivrisinek türleri farklı coğrafyalarda yayılmaktadır. Sivrisinek kontrolü için kullanılan, ticari olarak bulunabilen kimyasal bileşikler genellikle insanlar için toksiktir, insanlarda döküntü, şişme veya göz tahrişi gibi önemli cilt ve sinir sistemi sorunlarına neden olmaktadır. Ayrıca pestisit direnci son yıllarda arttığından, sivrisinek üremesini tam anlamıyla kontrol etmek zor, hatta imkansızdır. Sivrisineklerin yol açtığı hastalıklarla ilgili mevcut bilgiler ve bu hastalıkların yeniden ortaya çıkışına ilişkin son istatistikler, hâlihazırda uygulanmakta olan kontrol yöntemlerinin yetersiz kaldığını göstermektedir. Vektörle mücadelede, çevreye toksik biyosidal ürün kullanılması, biyosidal ürünlere karşı direnç gelişimi ve hedef dışı canlılara olumsuz etkisi nedeniyle yeni vektör kontrol teknikleri ve araçlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Alternatif vektörle mücadele ajanlarına duyulan ihtiyaçtan yola çıkılarak, çalışmamızda biyokontrol ajanı adayı olarak daha önce laboratuvarımızda geleneksel fermente Türk içecekleri boza, kefir ve şalgamdan izole edilen ve antimikrobiyal aktivitesi bilinen probiyotiklerin; sentetik kimyasal olarak katyonik yüzey aktif bileşik, kitosan ve çinko oksit (ZnO) nanoparçacıkları sentezlenip, larvasidal aktivitesinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Literatür tarama sonuçlarımıza göre gerek Türk fermente içeceklerinden izole edilmiş suşlarımız, gerekse katyonik bileşik çinko oksit (ZnO), kitosan ve SilQUAT (trimetoksilil quat) bileşiklerinin vektörle mücadelede kullanımına ilişkin yürütülmüş bir çalışmaya rastlanmamıştır. İstanbul genelinde toplanan sivrisinek larvaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Vektörlerle Mücadele Laboratuvarı'na getirilmiş ve Culex pipiens olarak tayin edilen sivrisinek larvalarına karşı dokuz adet probiyotik bakterinin, SilQUAT, kitosan ve çinko oksit bileşiklerinin biyoanaliz testleri, WHO (2005) protokolüne göre yapılmıştır. Probiyotik suş ve sentetik kimyasalların farklı konsantrasyonlarına 24 saat ve 48 saat maruziyet sonrası Culex pipiens'in canlı larvaları sayılarak, elde edilen değerler Abbott formülüne düzeltilmiş, Anova Tek Etken formülüne göre istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Abbott formülü kullanılarak düzeltilmiş yüzde ölüm oranlarına göre, test edilen probiyotik suşlar arasında en yüksek ölüm oranını kefirden izole edilen Lactobacillus fermentum suşunun 24 ve 48 saatlik temas sürelerinde sırasıyla % 41.66 ve % 83.32 değerleri ile sağladığı belirlenmiştir. 48 saatlik temas süresinde en yüksek larvasidal aktivite gösteren suşların L. fermentum (% 83.32); Acetobacter peroxydans (% 54); Gluconobacter frateurii (% 42.74); ve Lactobacillus pentosus (% 40.83) olduğu belirlenmiştir. Denenen sentetik kimyasallar arasında en yüksek larvasidal aktivite 250 mg/L SilQUAT bileşiği konsantrasyonuna 24 ve 48 saat temas sonrası sırasıyla % 28 ve % 71.47 olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda kullandığımız probiyotik suşları ve sentetik kimyasallar vektörlerle mücadele kapsamında ekonomik giderlerini azaltan, çevreye en az zararlı, hedef dışı canlıları etkilemeyen ve direnç oluşumunu azaltan yeni potansiyel larvasit olarak değerlendirilip ileri teknikler kullanılarak araştırılmalıdır.