Edirne, Hamzabeyli, Kalkansöğüt arasının yapısal özelliklerinin uygulamalı jeomorfoloji üzerine etkileri.


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Tunahan AYKUT

Danışman: Hüseyin Turoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışması, Trakya'nın Türkiye sınırları içerisinde kalan kısmının kuzeybatı ucunda yer alan yaklaşık 512 km2 alan kaplayan ve kabaca Edirne-Hamzabeyli-Kalkansöğüt üçgeni arasında bulunan sahayı kapsamaktadır. Çalışmanın ana amacı, çalışma sahası genelindeki yapısal özelliklerin uygulamalı jeomorfoloji üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Bu amaca ulaşabilmek için, öncelikle alanın yapısal özelllikleri ortaya konmuştur. Bu yapısal özelliklerin, yerşekillerinin oluşum ve gelişimleri üzerindeki etkilerinin ortaya konulabilmesi için morfometrik analizler uygulanmış, saha ölçümleri yapılmıştır. Saha ölçümleri kapsamında tabakaların doğrultu, eğim açısı ve eğim yönü özellikleri Brunton Tipi Jeolog Pusulası kullanılarak ölçülmüş, kalınlık ölçümeri için ise uygun nitelikteki şerit metre kullanılmıştır. Çalışmanın masa başı analizlerinin büyük bir bölümü Arcgis 10.2 programı vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Bunun yanında çalışma boyunca Global Mapper 18, RockWorks 16, CorelDraw X7, Geomatica 2015 ve GeoRose programları yardımcı programlar olarak kullanılmıştır. Böylece sahanın yapısal özellikleri belirlenmiş, haritalanmış ve fotoğraflandırılmıştır. Sahanın belirlenen bu yapısal özelliklerinin uygulamalı jeomorfoloji özelliklerine etkileri su yönetimi, fiziksel planlama, doğal afet risk değerlendirmesi, yapı-yerleşim dağılışı ilişkisi, yapı-tarımsal faaliyet ilişkisi, yapı-ulaşım hatları ilişkisi gibi konular kapsamında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, sahanın çeşitli kısımlarının hem litolojik hem tektonik olarak farklı yapısal özelliklere sahip olduğu, bu yapısal özelliklerin drenaj sistemlerinin kuruluşu ve gelişimi üzerinde oldukça etkili olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Aynı zamanda bu farklı yapısal özelliklerin uygulamalı jeomorfoloji özellikleri üzerinde yönlendirici ve kontrol edici bir rol oynadığı, değişen yapısal özelliklerle beraber uygulamalı jeomorfoloji özelliklerinin de değişime uğradığı gözlenmiştir.