Pleural efüzyonlu çocuklarda klinik, laboratuar, tedavi ve prognozun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA ERTUĞRUL

Danışman: Ayper Somer

Özet:

84 ÖZET Amaç: Çocukluk çağı plevral ampiyem vakalarının klinik seyir, laboratuar bulguları, tedavi seçenekleri ve prognozlannın retrospektif olarak değerlendirilmesi. Gereç ve Yöntem: Çalışma İ.Ü. İ.T.F. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik İmmünoloji Bilim Dalı'nda Ocak 1997-Aralık 2002 tarihleri arasında yatırılarak izlenen 1 ay- 18 yaş arası 85 plevral ampiyemli hastada yapılmıştır. Hastaların yatış dosyaları retrospektif olarak incelenmiş, demografik özellikler, klinik bulgular, laboratuar tetkik sonuçlan, tedavi yaklaşımları ve prognozlan kaydedilmiştir. Hastalar taburcu olduktan sonra aynı Bilim Dalı polikliniğinden izlenmişlerdir. Bulgular: Çalışma grubunu oluşturan 85 vakanın %35'i kız, %65'i erkek idi. Hastaların ortalama yaşı 4.33 ± 3.58 (5 ay- 16 yaş) arasında bulundu. En sık saptanan başvuru yakınmaları ateş, öksürük, nefes darlığı ve yan ağrısı idi. Efüzyon %54.1 vakada sağ tarafta saptandı. Tüm vakalara torasentez yapıldı. Vakaların 18'inde (%21.2) transüda özelliğinde sıvı saptanırken eksüda niteliğinde sıvı olan vakaların %5.9'unun pürülan efüzyon, %4 1.2 'sinin fibropürülan efüzyon veya ampiyem, %3 1.8 'inin ise komplike ampiyem evresinde başvurduğu belirlendi. Plevral sıvı kültüründe üreme %24.7 hastada saptanırken en sık üreyen patojen S.aureus idi. Tüm hastalara antibiyoterapi verilirken vakaların %78.8'ine kapalı toraks tüpü drenajı uygulandı ve %50.6'smda dekortikasyon girişimi gerekti. İki vakaya fibrinolitik tedavi verildi, ancak bu hastalara daha sonra dekortikasyon girişimi uygulandı. Vakaların %14.Pinde komplikasyon gelişirken hiçbir hasta kaybedilmedi. Başvuru toraks ultrasonografisinde ekoik efüzyon ve septasyon varlığının, plevral sıvı pH ve glukoz değerinin düşüklüğünün, plevral sıvı/serum protein oram ve torasentez sıvı / serum LDH oranının yükseMiğlnin ve plevral sıvı kültüründe üreme saptanmasının plevral ampiyemli hastada dekortikasyon gereksinimini belirleyen en önemli parametreler olduğu saptandı. Dekortikasyon yapılan ve yapılmayan hastalar arasında hastanede yatış süresi ve izlemde solunum fonksiyon testlerinde anomali gelişimi açısından anlamlı fark olmadığı belirlendi.85 Sonuçlar: Pievraî ampiyemli tanısı alan çocuklar erken tam konulduğunda uygun antibiyotik tedavisi ve gerekli vakalarda kapalı toraks tüp drenajı ile başarılı bir şekilde tedavi edilmektedirler. Ancak kronik ampiyem evresinde gelen gecikmiş vakalarda dekortikasyon girişimi gerekmektedir. Dekortikasyon gerektiren vakalarda da prognoz son derece iyidir.