Fetal supraventriküler taşiaritmide transplasental antiaritmik ilaç tedavisinde kullanılan ilaçların perinatal sonuçlarının incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NİHAT DEMİRKOL
Danışman: Recep Has
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Fetal taşiaritmiler gebelikte ve neonatal dönemde ölümün sebeplerinden biridir. Gebelere yapılan USG ve fetal kalp ritim monitörizasyonuyla tespit edilen fetal taşiaritmilere uygulanacak medikal tedaviler mortalite ve morbiditeyi azaltabilmektedir. Uygulanacak tedavinin seçimi ile ilgili görüş birliği yoktur. Çalışma fetal taşiaritmi tanısı alan gebelerin aldığı transplasental antiaritmik ilaçların etkinliğini, etki düzeyini etkileyen parametrelerin olup olmadığını, postnatal sonuçlarını ve olası yan etkilerini değerlendirilmeyi planlanmıştır. Metot: Kliniğimize 2010-2023 yılları arasında başvuran, supraventriküler taşiaritmi tanısı ile takibe alınan ve çalışma kriterlerini karşılayan 31 hasta onamları alındıktan sonra retrospektif tasarlanan çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların alınan detaylı anamnezi ve seri ultrasonografi değerlendirilmeleri ele alındı. Hastaların ultrasonografi taramalarında tespit edilen ek bulgular değerlendirilmede göz önüne alındı. Hasta gruplarının sonraki muayenelerinde saptanan bulguları kaydedildi. Hastaların perinatal ve postnatal sonuçları tespit edilip değerlendirildi. Sonuçlar: Hastaların %32'sinde (n=10) tanı anında fetal hidrops bulguları mevcuttu. Supraventriküler taşiaritmili hastaların %39'unda (n=12) ilk tercih antiaritmik ilaç flekainid olarak seçilmişken %29'unda (n=9) digoksin ve %6'sında (n=2) ise sotalol tedavisi seçilmiştir. Hastaların %26'sı (n=8) ise tedavisiz bir şekilde izlenmişti. Tüm hastaların %90'ı (n=28) canlı doğum gerçekleştirdi. %10 (n=3) hastada transplasental antiaritmik tedavi almaktayken intrauterin fetal kayıp gerçekleşti. 1(%3) yenidoğan, erken neonatal dönemde ex oldu. İlk başvurusunda hidropsu olmayan hastalar olanlara göre daha fazla canlı doğum gerçekleştirmişti (%100 'e karşı %70)(p=0,027). Hidrops fetalis tespit edilen hastaların başlangıç FKH ortalaması tespit edilmeyenlerden yüksekti (248,6 ± 26,4 atım/dk'ya karşılık 222,7 ± 30,2 atım/dk)(p=0,031). Bu farklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Hastaların %16'sına (n=5) intraumblikal fetal kardiyoversiyon uygulandığı saptandı. Fetal kardiyoversiyon uygulanmak zorunda kalan 5 hastanın tamamı ilk başvurusu sonrasında tedavi almış olan hastalardı. Fetal kardiyoversiyon hidropsu olan fetüslerde daha sık uygulanmıştır ( %30 hidropslu fetüse karşılık %10 hidrops fetalis olmayan fetüs)(p=0,296). Uygulanan tedavilere bağlı oluşan yan etki hastaların %17'sinde izlendiği saptandı. Yenidoğanların %39'unda (n=11) aritmi tespit edilip tedavi almıştır. %14'üne ise postnatal kardiyoversiyon uygulandığı saptandı. Anahtar Kelimeler: Fetal taşiaritmi, supraventriküler taşiaritmi, transplasental tedavi, antiaritmik ilaçlar, hidrops fetalis