Yetişkin Türk ağ kullanıcılarına göre sosyal ağ ve bellek: Bir gömülü teori çalışması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İletişim Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDURRAHMAN AKYILDIZ
Danışman: Ayşen Gül
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dijital ortamların zamanda ve mekânda meydana getirdiği değişim, ortamların araçsallaştırıcı etkileri doğrultusunda hatırlatıcı olmalarını sağlamaktadır. Erişim ihtiyacı duyulan bilgilerin dijital ortamlarda depolanması, arşivlenmesi ve ihtiyaç duyulduğunda ulaşılabilir olması birey yaşamına kolaylıklar sunmaktadır. Sosyal ağlar, kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğin (User Generated Content: UGC), paylaşılabilir alanlarda sunulmasını sağlayan dijital ortamlardır. Kullanıcıların fotoğraf, yazı, video gibi farklı biçimleri kullanarak ya da birleştirerek, yetilerine göre içerikler paylaşmasının yanı sıra, diğer kullanıcı paylaşımlarına da erişim ve etkileşim kurulması, iletişimsel eylem ekseninde bellek anlamı oluşturmaktadır. Sosyal ağlar, bir iletişim ve kendini ifade etme aracı olmaları nedeniyle geçmiş aktarımların hatırlanması ve anlam bulması açısından önemlidir. Kullanıcıların ekranlarıyla bağlandıkları sosyal ağlarda etkileşim kurmaları, sosyal ve kültürel bağlamda değerlendirilmesi gereken bir konudur. Yeni medya teknolojileri, geçmişin olumsuz ve olumlu anlamlarını ekranların akışları aracılığıyla erişilebilir kılarak belleği etkilemektedir. Bu tez, farklı medya unsurlarının arasındaki açıklığın küçülmesini ve iletişim eyleminin tek bir cihazla gerçekleştirilmesini sağlayan yakınsamanın sosyal ve kültürel anlamda bellek üzerinde etkisi olduğu sayıltısına dayanmaktadır. Çalışma, bireyin hafızasının sahipliğinin, erişimle ortaya çıkan sosyal hatırlama ağlarına ve algoritmalar tarafından hatırlanan geçmişlere kaydığını öne sürmektedir. Bunun sonucunda çalışmada, iletişim çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla, Bauman'ın modernizm ve geç modernizm üzerine odaklanan "akışkanlık" kavramı, sosyal ağlar ve bellek ilişkisi bağlamında tartışılarak 'akışkan bellek' kavramı önerilmektedir. Akışkan bellek, aracı ortam olarak görülen sosyal ağlarda bireylerin dijital kimliğinin temsilleri olan profilleriyle oluşturdukları geçmişin zamanla bireye yaptığı etkiyi ortaya koymaktadır. Tüketim kültürüyle maddileşen ve sosyal ağların hızlılığına kaptırılan bireyin özel alanı, geçmişin erişilebilir dijital temsillere dönüştürülmesine neden olmuştur. Modernleşmenin sunduğu hızlılığa kapılan birey, aracı ortam sosyal ağlarda oluşturduğu bellekle araçsallaşmıştır. Dolayısıyla, bireyin güvenini kazanan sosyal ağlar tüketilebilir olan geçmişi algoritmalarla anlamlı birimlere dönüştürerek, hatırlamanın araçların bağlayıcılığına bırakılmasına neden olmuştur. Bu çalışma, bireylerin kullanımlarla ortaya çıkardığı anlam nedeniyle iki fenomen kavram 'sosyal ağ' ve 'bellek' arasındaki ilişkisel duruma odaklanmaktadır. Alanyazında gerçekleştirilen benzer çalışmaların odaklandığı konulardan benlik, toplumsal hafıza, kolektif bellek gibi yeni medya araçlarının oluşturduğu kaydetme, arşivleme gibi kolaylaştırıcı etkilerinin sonuçlarına paralel olarak bu çalışma, yetişkin Türk ağ kullanıcılarının sosyal ağları kullanım deneyimlerine odaklanarak modern dönemdeki sosyal ağların bellekle olan ilişkisinin ortaya konulması açısından öncül bir çalışma olma iddiasını taşımaktadır. Bu anlamda, kullanıcılar için yaratılan anlamın sonuçlarını belirlemek için ağa bağlı ortamlarda farklı kullanım amaçlarıyla yaratılan 'kullanıcı olma motivasyonun' analizini içermektedir. Diğer bir ifadeyle çalışma, sosyal ağlardaki geçmiş deneyimlerin bellek ile ilişkilendirildiğinde ne gibi sonuçlar doğurduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, bireyselden toplumsala doğru evrilen ve algoritmalarla bireyden yabancılaşan belleğin yarattığı anlama ilişkin çıktılar, alan araştırmasıyla incelenmiştir. Çalışmanın birinci kısmında, sosyal ağlar ve bellek kavramları iki ayrı grup içerisinde irdelenerek; tanım, kavram ve kuram çerçevesinde nasıl oluştukları, ne anlam ifade ettikleri, kendi içerisinde benzer kavramsal bağlardan nasıl ayrıldıkları aktarılmıştır. Çalışmanın ikinci kısmında, sosyal ağlar ve bellek kavramlarının birbiriyle olan ilişkisel durumu tartışılarak; bireyler için aracı unsur olan sosyal ağların, modern dönemin yaşam pratikleri bağlamında maddileşen yaşam koşullarına göre nasıl ve hangi bağlamlarda belleğe etki ettiği alanyazına atıflar yapılarak derinleştirilmiştir. Çalışmanın son kısmında, nitel araştırma yaklaşımlarından 'gömülü teori' kullanılarak; sosyal ağlar ve bellek arasındaki ilişkisellik irdelenmiş, alanyazın ve alan araştırması arasında bağ kurulmuştur. Sosyal ağlar ve bellek ilişkisi üzerine alan araştırmasından elde edilen veriler, gömülü teori yaklaşımı kullanılarak alanyazına paralel bir şekilde analiz edilmiş ve "akışkan bellek" kavramı önerilmiştir. Akışkan bellek, modernleşmenin dönüştürdüğü insan hayatının bir çıktısı olarak aracı ortamların bireyin hafızasını oluşturduğu yardımcı unsuru göstermektedir. Zamandan ve mekândan kopan bireyin, parmak hareketleriyle bağlanabildiği dünyada oluşturduğu dijital belleğin yansıması olarak gözlemlenmiştir. Akışkan bellek; konu, içerik, etkileşim, iletişim, teknoloji, bireylerin dönemsel durumları gibi çerçevelerde incelenerek, bunun bireysel kaygılara göre şekillenen ve toplumsallık oluşturan bir anlamı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.