Ailesel endometriozis hastalığı ile ilişkili genlerin tüm ekzom dizilemesi ile araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUŞRA GİZEM KINA

Danışman: Feyza Nur Tuncer Kılınç

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Endometriozis, üreme çağındaki tüm kadınların %10'unu etkileyen östrojene bağımlı, kronik inflamatuar bir hastalıktır. Hastalıkla ilişkili birçok genetik risk faktörünü belirleyen genom çapında ilişkilendirme çalışmaları yapılmış olsa da, ailesel çalışmalar kısıtlı sayıdadır. Bu nedenle, endometriozisin genetik etiyolojisi tam olarak aydınlatılamamıştır. Bu doğrultuda çalışmamız, birden fazla etkilenmiş bireyin olduğu bir ailede tüm ekzom dizileme (TED) yoluyla endometriozis patogenezinde yer alan yeni aday gen ve varyantları belirlemeyi amaçlamaktadır. Ailedeki endometrium seröz karsinom tanılı bir kadın ve sağlıklı kız kardeşi ile onların transvajinal ultrasonografi ile endometrioma tanısı konulmuş ikişer kızları incelemeye katılmıştır. DNA materyalleri altı kadının periferik kanından izole edilmiştir. Illumina Nextseq 500/550 platformunda Twist Core Exome Hedef Yakalama ve Zenginleştirme Kiti kullanılarak endometriozis tanılı üç kadında TED gerçekleştirildi. Varyant önceliklendirme MAF≤%1 tercihi ile Genomize Seq platformunda iki farklı yaklaşımla gerçekleştirildi. Bunlardan biri üç kadındaki ortak, diğeri ise annesinde kanser öyküsü olan kız kardeşlerde ortak varyant filtrelemekti. Sanger dizilemesi ile varyant konfirmasyonları ve ailesel segregasyonlar yapıldı. TNFRSF1B NM_001066:c.1072G>A,p.Ala358Thr ile GEN1 NM_001130009:c.1574C>T, p.Ser525Leu heterozigot novel varyantları tüm hastalarda tespit edildi. CRABP1 NM_004378:c.54G>C p.Glu18Asp heterozigot novel varyantı ise yalnızca kanser öyküsü olan anne ve kızlarında tespit edildi. Bu gen, endometriozis seröz karsinomu dahil birçok kanser türüyle ilişkilendirilmiş olup, endometrium kanserine yatkınlık için yeni bir belirteç adayı olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmamızın sonucunda endometriozis ilişkisi bilinen TNFRSF1B geninde yeni bir varyant ile daha önce hastalıkla ilişkilendirilmemiş GEN1 yeni aday bir gen olarak tespit edilmiştir. Bu varyantlar aileye genetik danışmanlık verilmesine yardımcı olacaktır. Sonuçlarımızın, ileride daha büyük kohortlar ile gerçekleştirilecek çalışmalar veya fonksiyonel çalışmalarla doğrulanması durumunda, bulgularımız, endometriozisin moleküler mekanizmalarının aydınlatılmasına önemli katkı sağlayacaktır.