İN VİVO SIÇAN DUNNİNG PROSTAT KANSER HÜCRELERİ VE DİYABET MODELİNDE METFORMİNİN ETKİLERİ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PINAR KÖROĞLU
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Nihal Ömür Bulan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kanser tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de insidansı sürekli artış gösteren ve meydana gelen ölümlerin önemli bir kısmından sorumlu multifaktöriyel bir hastalıktır. Günümüzde, medikal yöntemler kanseri etkin bir şekilde tedavi etmekte hala yetersiz kalmakta ve son yıllarda yapılan pek çok araştırmada kansere neden olan ortak sistemler üzerinde durulmaktadır. Diyabet ise hayat boyunca devam eden ve tedavi gerektiren, akut ve kronik komplikasyonları sebebiyle kişinin yaşam kalitesini bozan, mortalitesi yüksek, metabolik, kronik bir hastalıktır. Diyabetin etkisiyle daha hızlı ilerleyen bir hastalık olarak kanser, ciddi bir sağlık sorununu oluşturmaktadır. Prostat kanseri, prostat bezindeki hücre çoğalması ve ölümü arasındaki dengenin bozulması ve organın hacimce büyümesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Dünyadaki erkek nüfusunun giderek yaşlanması ve endüstriyelleşme düzeyinin artmasına bağlı olarak prostat kanseri insidansı da artış göstermektedir. Copenhagen ırkı sıçanlara Mat-LyLu hücrelerinin deri altı enjeksiyonuyla oluşturulan Dunning adenokarsinoma modeli deneysel prostat kanser modelleri arasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Diyabet modeli olarak en fazla tercih edilen model ise sıçanlara tek doz streptozotosin (STZ) enjeksiyonu ile oluşturulmaktadır. Metformin, diyabet tedavisinde öncelikli olarak tercih edilen bir ilaçtır. Metforminin, diyabette kullanımının yanısıra, kanser tedavisinde de etkili olabileceğine yönelik bulgular son yıllarda dikkati çekmeye başlamıştır. Literatürde metforminin diyabetle olan ilişkisini vurgulayan çalışmaların yanı sıra diyabet-metformin-insülin direnci-yaşlanma ilişkisini gösteren çalışmalar da yer almaktadır. Buna karşın deneysel olarak kanser ve diyabet+kanser oluşturulmuş modeller üzerinde metforminin etkisi ile ilgili in vivo çalışmalara rastlanmamıştır. Bu çalışmanın amacı, anti-hiperglisemik, anti-hiperinsülinemik etkilere sahip olduğu bilinen metforminin, kanser ve diyabet+kanser modelinde ortaya çıkan hasara karşı bir etkisinin olup olmadığını histolojik, immünohistokimyasal ve biyokimyasal parametrelerin ışığı altında değerlendirmektir. Çalışmamızda, Copenhagen ırkı erişkin erkek sıçanlar altı gruba ayrıldı. 1. Kontrol grubu, 2. Diyabet grubu, 3. Kanser grubu, 4. Diyabet+kanser grubu, 5. Diyabet+ kanser+metformin grubu, 6. Kanser+metformin grubu. Diyabet oluşturmak amacıyla 65 mg/kg tek doz STZ intraperitonal olarak sıçanlara enjekte edildi. 72. saatin sonunda kan glukoz ölçümü sonucu diyabet tayini yapıldıktan bir gün sonra sıçanlara primer tümör oluşturmak amacıyla 2x104 MAT-LyLu hücresi sağ ekstremite üst bölgesinden deri altı olarak enjekte edildi. Bu enjeksiyondan bir gün sonra 5. ve 6. gruptaki sıçanlara tedavi amaçlı olarak deney süresince her gün 250 mg/kg metformin gavaj yoluyla verildi. MAT-LyLu hücresi enjeksiyonunu takip eden 14. günde deney sonlandırıldı. Deney sürecinin sonunda sıçanlar disekte edilerek, tümör büyüme kinetiği değerlendirmesi için primer tümörleri çıkarıldı ve tartıldı. Akciğerde oluşan sekonder tümör yani metastazların sayım yoluyla değerlendirilmesi amacıyla tüm akciğer dokusu, prostat ile yakın ilişkisi nedeniyle testis dokusu ve metforminin hepatik glukoz üretimi ile olan ilişkisinden dolayı karaciğer dokusu alındı. Histolojik değerlendirmeler için testis ve karaciğer doku örnekleri, Bouin fiksatifi ile fikse edildi. Parafin bloklardan alınan doku kesitlerine Hematoksilen-Eosin (HE), Masson'un üçlü boyası ve Periyodik asit-Schiff (PAS) reaksiyonu uygulandı. % 10 formalin ile tespit edilen testis doku kesitlerine immünohistokimyasal olarak terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT) aracılı deoksiribo nükleik asit (DNA) kırık uç işaretleme (TUNEL) yöntemi uygulanarak, DNA kırık uçları taşıyan apoptotik hücreler işaretlendi. Biyokimyasal olarak serum malondialdehid (MDA), glutatyon (GSH), prostat spesifik antijen (PSA) değerleri Enzime Bağlı İmmünosorban (ELISA) yöntemiyle tayin edildi. Ayrıca testis ve karaciğer doku örneklerinde süperoksid dismutaz (SOD), katalaz (KAT) ve glutatyon-S-transferaz (GST) enzim aktiviteleri spektrofotometrik olarak tayin edildi. Değerlendirmelerimizin sonucunda, kanser ve diyabet+kanser gruplarında ortaya çıkan histopatolojik ve biyokimyasal hasarın, metformin uygulanan gruplarda anlamlı olarak azaldığı belirlendi. Ayrıca kanserli gruplarda gelişen akciğer metastazlarının, metformin verilmesi ile daha az sayıda oluştuğu veya hiç oluşmadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak, çalışmamızın çağımızın en önemli ölüm sebeplerinden biri haline gelen ve özellikle diyabetle birlikte mortalite ve morbiditesi daha da yükselen kanser tedavisi ile ilgili yapılan klinik çalışmalara önemli bir katkı sağlayacağını ve metforminin kanser tedavisinde alternatif bir ilaç seçeneği olabileceğini söyleyebiliriz.