Sovyetler Döneminde Türkiye'ye Gelen Türkistanlıların Dernekleri (1917-1991)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Boburmirzo Khakimov
Danışman: Ramazan Erhan Güllü
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez, Sovyetler Birliği döneminde (genellikle 1917-1991 yılları arası kastedilir) Türkiye'ye göç eden Türkistan kökenli kişilerin kurduğu derneklerin tarihi, faaliyetleri, amaçları, yapıları, Türkiye'deki göçmen topluluğuyla ilişkileri, Türkistan diasporasının kimlik inşası, kültürel varlığını sürdürme ve ulusal bağımsızlık mücadelesindeki rolünü kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Çalışmamız, Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği'nin Türkistan üzerindeki baskıcı politikaları neticesinde Türkiye'ye göç etmek zorunda kalan aydın ve gençlerin kurduğu çeşitli sivil toplum örgütlenmelerini ele almaktadır. Ele alınan cemiyetler arasında Buhara Tamimi Maarif Cemiyeti, Türkistan Millî Birliği (TMB), Türkistan Türk Gençler Birliği (TTGB), Türkistan ve Azerbaycan Öğrenme Derneği, Türk Kültür Birliği (TKB), Türkistan Kültür Derneği, Adana Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği, İstanbul Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği, Ankara Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği, Türkistan Öğrenci Birliği (TÖB) ve Türkistan Araştırmaları Vakfı (TAV) bulunmaktadır. Araştırma, bu cemiyetlerin kuruluş amaçları, örgütsel yapıları, faaliyetleri ve yayın organları aracılığıyla sürdürdükleri entelektüel mücadeleyi derinlemesine analiz etmektedir. Yöntem olarak, birincil kaynak niteliğindeki dernek tüzükleri, dönemin süreli yayınları, arşiv belgeleri (TTGB Nizamnamesi ve Adana Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği Haber Bültenleri) ve önde gelen Türkistanlı aydınların (Mustafa Çokay, Osman Kocaoğlu, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan, Salih İsmail Erkinkol, Mecdeddin Ahmet Delil, Ahmet Can İbrahim Okay, Mecit İbrahim Okay, Muharrem Feyzi Togay, Cafer Seydahmet Kırımer, İbrahim Yarkın, Ahmet Naim Öktem, Tahir Şakir Çağatay ve Çağatay Koçar) biyografileri incelenmiştir. Cemiyetlere üye olan aydınların anavatanlarından uzakta olmalarına rağmen Türkistan davasını canlı tutmak, kültürel erozyonu engellemek, yeni nesilleri milli ruhla yetiştirmek ve uluslararası kamuoyunda Türkistan'ın sesini duyurmak için gösterdikleri çabalar ortaya konmuştur. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ilişkileri, siyasi faaliyetlerden kaçınma ve kültürel alana odaklanma stratejileri de ele alınmıştır.Çalışmamız, Türkistanlı cemiyetlerin faaliyetlerini Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus- devlet inşası, dış Türkler hakkındaki politikası ve Soğuk Savaş dönemi jeopolitik dinamikleriyle ilişkilendirmektedir. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, Sovyetler Birliği ile olan hassas ilişkilerine rağmen Türkistanlı aydınlara sağladığı sığınak ve kültürel faaliyet zemini incelenmiştir. Bu cemiyetlerin, Cumhuriyet'in milliyetçilik ve modernleşme ideolojileriyle nasıl etkileşim kurduğu, bazen paralel çizgide ilerlediği bazen de dönemin yasal kısıtlamalarına (Dernekler Kanunu gibi) uyum sağlamak zorunda kaldığı gösterilmiştir. Tezimiz, Türkistan meselesinin Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları aracılığıyla nasıl canlı tutulduğunu ve Türkistan diasporasının Türkiye'nin entelektüel ve toplumsal yaşamına olan katkılarını ortaya koymaktadır. Ulaşılan sonuçlar, bu cemiyetlerin Türkistan diasporasının dayanışma ve kimlik muhafazasında kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Yayın organları aracılığıyla Sovyet politikalarına karşı entelektüel bir direniş sergilenmiş, Türkistan'ın tarihi, kültürü ve jeopolitik önemine dair farkındalık yaratılmıştır. Özellikle Türk Kurtuluş Savaşı'na verilen maddi destek, Macaristan gibi ülkelerle kurulan kültürel köprüler ve Türk Dünyası kavramının güçlendirilme çabaları, bu cemiyetlerin sadece yerel değil, uluslararası alanda da etkili olduğunu ortaya koymuştur. Hazırladığımız çalışma bu derneklerin, karşılaştıkları maddi zorluklar ve siyasi baskılara rağmen Cumhuriyet dönemi Türkiye'sinde Türkistan davasının sürekliliğine önemli katkılar sağladıklarını ve sonraki nesiller için milli bir miras bıraktıklarını vurgulamaktadır.