İlliberal popülizm bağlamında toplumsal cinsiyet karşıtı söylem: Aile Dergisi örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OĞUZ ERIŞIK

Danışman: Nilüfer Timisi Nalçaoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma, Türkiye'deki toplumsal cinsiyet karşıtı hareketin nasıl geliştiğini ve meşruiyet kazandığını; bu söylemlerin toplumsal cinsiyet politikaları üzerinde nasıl etkili bir ideolojik araç haline geldiğini incelemektedir. Araştırmamın temel sorusu, "toplumsal cinsiyet karşıtı söylemin hangi kavram ve gerekçelerle çerçevelenerek siyasal/yönetişimsel bir meşruiyet aracı olarak" ortaya çıktığının çözümlemektir. Araştırmanın teorik çerçevesi, toplumsal cinsiyet karşıtlığının aşırı sağcılar ve kökten dinciler tarafından kullanılan tutarlı ve bütünlüklü bir ideolojik inşa olduğu anlayışına dayanmaktadır. Bu yeni ideolojik yapı, muhafazakâr çevrelerin ötesine geçerek daha geniş kitlelerle etkileşime girmekte ve liberal değer sistemlerine yönelik eleştirileri küresel kapitalizm karşıtlığı ile etkili bir şekilde harmanlayarak muhafazakâr anti-feminizmden ayrılmaktadır. Bu bağlamda toplumsal cinsiyet karşıtı hareket ilk olarak, Avrupa'daki aşırı sağ partileri ve hareketleri birleştiren bir "sembolik yapıştırıcı" olarak ele alınmıştır. İkinci olarak, ailecilik ve güvenlikçilik ilkelerine dayalı illiberal popülizm bağlamında incelenmiştir. Ayrıca, toplumsal cinsiyet karşıtlığı, milliyetçi tepkileri ifade etmenin bir aracı olarak, sömürgecilik karşıtı bir çerçeve içinde de değerlendirilmektedir. Bunun yanında hareketin, neoliberalizmin krizi, sağ popülizmin yükselişi ve 'erkeklik krizi' ile olan ilişkisi de değerlendirilmiştir. Türkiye bağlamında Türkiye'deki otoriter dönüş sürecinde neoliberal ve neo-muhafazakâr paradigmaların toplumsal cinsiyet politikalarını nasıl dönüştürdüğü ve ailecilik ve güvenlikçilik paradigmaları ile siyasi rejimin illiberal dönüşümünün toplumsal cinsiyet karşıtı hareketin ortaya çıkışı üzerindeki etkisi tartışılmıştır. Araştırmanın yöntemsel yaklaşımı, süreç izleme ve eleştirel söylem analizi yöntemlerinin birleşiminden oluşmaktadır. Bu süreçte, toplumsal cinsiyet karşıtı söylemlerin gelişimi ve bu söylemlerin diğer toplumsal, siyasi ve ekonomik gelişmelerle olan etkileşimleri incelenmiştir. Eleştirel söylem analizi yöntemiyle, Diyanet Aile Dergisi'nin Ocak "Cinsiyetsizleştirme: Fıtratın Tahribatı" başlıklı 61. Sayısı eleştirel söylem analizi yaklaşımıyla incelenmiştir. Bu analiz, dergideki metinlerin ve görsellerin toplumsal cinsiyet karşıtı retorik ve stratejileri nasıl kullandığını ve bu söylemlerin hangi temalara dayandığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, popülist söylem stratejileri, dikotomiler, metaforlar ve metinlerarası göndermeler incelenerek, toplumsal güç ilişkilerinin ve iktidar yapılarını nasıl yeniden üretildiği analiz edilmiştir. Ayrıca, özne konumlarının, ailenin ve milli kimliğin nasıl inşa edildiği, "biz" ve "onlar" ikiliğinin nasıl araçsallaştırıldığı, ötekilerin hangi dışlayıcı stratejilerle kurgulandığı ve komplo teorileri, distopik anlatılar ve savaş metaforlarının ötekilere yönelik tehdit algısının şekillendirilmesinde nasıl işlevselleştirildiği çözümlenmiştir. Sonuç olarak, bu araştırma, Türkiye'deki toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlerin nasıl kurumsallaştığını ve bu söylemlerin toplumsal cinsiyet ve sosyal politikaların şekillendirilmesinde nasıl etkili bir ideolojik çerçeve olarak kullanıldığını kapsamlı bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, Diyanet Aile Dergisi'nin, toplumsal cinsiyet karşıtı söylemin meşrulaştırılmasında hegemonik bir araç olarak işlev gördüğü tespit edilmiştir.