Fahreddin Râzî’nin Zihnî Varlık Anlayışı: el-Mebâhisü’l-meşrikıyye ve el-Mülahhas Bağlamında Bir İnceleme


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Hasan KORKMAZ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ömer Mahir ALPER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, Fahreddin Râzî'nin (ö. 606/1210) zihnî varlık anlayışını incelemektedir. İslâm düşünce tarihinde İbn Sînâ (ö. 428/1037) eleştirileri ile özgün bir felsefi faaliyetin doğmasına neden olan Râzî, düşünce tarihinde önemli teorik dönüşümlerin ve özgün açılımların önderi olmasıyla 'İmam' olarak anılmıştır. 'Zihnî varlık' meselesi de ilk defa Râzî tarafından teorik bir çerçeveye büründürülerek felsefe tarihine kazandırılmıştır. Bu, Fahreddin Râzî'yi zihnî varlık teorisinin ana şablonunu belirleyen ve sonraki dönemlerde meydana gelecek zihnî varlık geleneğinin ilk ve en önemli temsilcisi olarak tebârüz etmesine neden olmuştur. Araştırmamızın ilk bölümünde, İbn Sînâ ve Ebu'l-Berekât Bağdâdî'nin (ö. 547/1142 [?]) zihnî varlık tasavvurları ortaya konularak Râzî'ye giden yolda nasıl bir fonksiyon icra ettikleri ele alındı. Daha sonra Razî'nin zihnî varlığı nasıl bir bağlamda işlediği analiz edildi. İkinci bölümde, fer'i kaide, mahiyet, mutlak varlık, mutabakat, ma'dum ve Eflâtuncu ideler bağlamında zihnî varlığın ontolojik boyutu ortaya konuldu. Son bölümde ise nefs, intiba, bilginin izafet oluşu, bilginin kategorisinin araz oluşu ve küllîler bağlamında zihnî varlığın psikolojik, epistemolojik ve mantıksal boyutları ele alınarak zihnî varlık teorisinin ilişki halinde bulunduğu konular bütüncül bir şekilde incelendi.