Türk Borçlar Hukukunda Kısmi İmkansızlık


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Hatice Kübra ERÇOŞKUN ŞENOL

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mustafa AKSU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın konusu, borçlar hukukunda kısmi imkânsızlığın incelenmesidir. Tezin birinci bölümünde tümden gelim yöntemi esas alınarak imkânsızlık ve kısmi imkânsızlık kavramları ayrıntılı bir biçimde incelenmiş; ikinci bölümde ise mukayeseli hukuktaki düzenlemeler de dikkate alınarak başlangıçtaki kısmi imkânsızlık ve yarattığı hukuki sonuçlar ele alınmıştır. Burada başlangıçtaki kısmi imkânsızlığın TBK m. 27'de kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlanmış olmasının pek uygun olmadığı, ancak mevcut düzenleme çerçevesinde bu yaptırımdan vazgeçilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Üçüncü bölümde ise sonraki kısmi imkânsızlık, borçlunun bu imkânsızlıktan sorumlu olup olmamasına göre ikiye ayrılarak incelenmiştir. TBK'nın sistematiğine uygun olarak öncelikle borçlunun sorumlu olduğu sonraki kısmi imkânsızlık ele alınmıştır. Aslında bu tür imkânsızlık TBK'da özel olarak düzenlenmemiş olmakla birlikte, alacaklının kısmi ifayı reddebileceğine ilişkin TBK m. 84/1'den ve borçlunun sorumlu olduğu tam imkânsızlığa ilişkin TBK m. 112'den yola çıkarak bu tür imkânsızlığın hukuki sonuçlarına dair bir belirleme yapılabileceği kanaatine varılmıştır. Daha sonra borçlunun sorumlu olmadığı sonraki kısmi imkânsızlığa ilişkin TBK m. 137 ve bu hükmün fıkraları arasındaki bağlantı ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır. Yapılan tüm bu incelemeler neticesinde imkânsızlığın türlerine, hatta imkânsızlık, temerrüt ve kötü ifa gibi ifa engellerine farklı hukuki sonuçların bağlanmasının bir mecburiyet olmadığı, daha yalın bir sistem yaratılabileceği tespit edilmiştir. Bununla bağlantılı olarak yalnızca borçlunun sorumlu olduğu sonraki kısmi imkânsızlığın değil, tüm ifa engellerinin kısmen ortaya çıkmasına ilişkin genel düzenlemelerin yapılması gerekliliği kanaatine varılmıştır.