TCMB'nin azami faiz oranı düzenlemelerinin bankaların finansal performansına etkileri: Türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Para Sermaye Piyasaları ve Finansal Kurumlar Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMİN KETECİ

Danışman: Arif Saldanlı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, TCMB'nin azami faiz oranı düzenlemelerinin Türk Bankacılık sektörünün finansal performansına etkileri incelenmiştir. Çalışmada hem azami faiz oranı düzenlemelerinin yürürlüğe girmesinin hem de azami faiz oranı değişimlerinin finansal performansa etkisi ölçülmüştür. En küçük kareler yöntemi ile çok değişkenli regresyon analizi formunda gerçekleştirilen bu çalışmada, Türk Bankacılık sektörünün 2005 Ocak ile 2018 Nisan dönemine ait verileri bir bütün olarak esas alınmıştır. Çalışmada sektörün finansal performans göstergesi olarak aktif kârlılığı (ROA) ve özkaynak kârlılığı (ROE) kullanılmıştır. Finansal performans belirleyicileri olarak ise literatürde çerçevesinde içsel (bankaya özgü) ve makroekonomik olmak üzere toplam 12 bağımsız değişken çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın ampirik sonuçları, azami faiz oranı düzenlemesinin yürürlüğe girmesinin; düzenleme öncesine kıyasla aktif kârlılığını azalttığını, özkaynak kârlılığı üzerinde ise anlamlı bir etkisi olmadığını ortaya koymuştur. 2006-2013 döneminde azami faiz oranına tabi kredi kullandırmanın azami faize tabi olmayan kredi kullandırmaya kıyasla daha kârlı olması sebebiyle, azami faiz oranındaki görece düşüş sektörün finansal performansına negatif yönde etki etmiştir. 2013-2018 döneminde ise azami faiz oranındaki görece düşüş, azami faize tabi kredi kullandırılmasını yeterince kârlı olmaktan çıkarmıştır. Bunun sonucunda bankalar azami faize tabi kredilerin arzını azaltarak kârlılıklarını artırmaya çalışmıştır. Bu çabanın başarıya ulaşmasında, azami faize tabi krediler ile azami faize tabi olmayan kredilerin birbirini ikame edebilme kabiliyetinin artmasının önemli bir katkısı olduğu değerlendirilmektedir.