Türkiye'nin Sınır Aşan Sularının Uluslararası Stratejiler Bakımından Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü, Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Emel Çora
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Zinet Selmin BURAK
Özet:Bu tezde dünyadaki su kaynaklan, bazı uluslararası su problemleri, Türkiye'deki sınır aşan sular ve bunların hukuki statüsü ile suyun kullanımında ve paylaşımında yer alan temel doktrinlerden söz edilmiştir. Sınır aşan suların ulaşım dışında kullanımı konusunda henüz hiçbir hukuk kuralı kabul edilmemiş olmasına rağmen bu konuda problemler yaşayan ülkeler, aralarında bazı sözleşmeler ve ilkeler oluşturmuşlardır. BM tarafından tamamen benimsenmeyen bu sözleşmeler hukuki yaptırımdan uzaktır. Fakat uluslararası literatürde yer almışlardır. Dünyada sınır aşan sular genelde sorunludur. Türkiye'de özellikle, Fırat ve Dicle üzerindeki sulama projesi komşu ülkelerle olan ilişkilerde sorun oluşturmaktadır. Fakat asıl problem iki ya da daha fazla ülkenin kullandığı suyun nasıl paylaşılacağı sorunudur. Çünkü ülkeler ve akarsu havzaları farklı özellikler göstermektedir. Sınır oluşturan veya sınır değiştiren suların önemli bir bölümü Türkiye'de yer almaktadır. Dünyada 214 adet sınır oluşturan veya sınır değiştiren su bulunmaktadır. Bunların 96' sı Türkiye'dedir. Fırat ve Dicle Nehirleri Türkiye ile komşuları arasında sorunlara neden olan akarsulardır. Çünkü bu akarsular, Orta Doğu'nun önemli stratejik su kaynaklarındandır. Türkiye'nin komşularıyla suyun kullanımı konusundaki iyi niyet çabaları devam etmektedir. Ancak uluslararası arenada etkili olabilmek için daha kapsamlı çalışmalar yapmalıdır. Bunun için kabul görmüş bazı doktrinleri ele alarak detaylandırabilir. Ulusal çıkarlara ters düşmeyecek biçimde geliştirilebilecek doktrinlerden bazıları Sınırlı Bölgesel Hükümranlık Görüşü, Karşılıklı Haklar Görüşü ve Uluslararası Suların Ortak Yönetilmesi Görüşleridir. Bir başka görüş olan Mutlak Hükümranlık Görüşü (veya Harmon Doktrini) ise uluslararası platformda rağbet görmemiştir. Fakat yine de gelecekte, suların kullanımında Türkiye ile komşuları arasında çıkacak sorunlarda bu doktrinin bir koz olarak elde tutulması yararlı olabilir.