XIX. Yüzyıl’da İstanbul’da Karamanlıca Yayınlanan Terakki Dergisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Zafer Kurtar

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ŞEVKET KAMİL AKAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

19. yüzyılın ikinci yarısında, Tanzimat ve Islahat Fermanlarının estirdiği özgürlük havasıyla İstanbul, çok kültürlü ve çok dilli yayıncılık faaliyetlerinin merkezi haline gelir. 1888 yılında İstanbul'da yayınlanan Terakki dergisi de bu yayınlar arasında yer alır.Karamanlıca adı verilen, Yunanca alfabe ve Türkçe ifadeyle kaleme alınan, Terakki dergisi 15 Mayıs 1888 yılında yayıncılık hayatına başlar. On beş günde bir yayınlanan dergi ?Nevşehir Terakkiperver Uhuvveti'nin (Nevşehir Kalkınma Dostları Birliği) yayın organıdır. Konuları arasında güncel ve tarihi olaylar, teolojik sorunlar ve yorumlar, koruyucu ve tedavi edici sağlık bilgileri yer almaktadır. Bunların dışında serbest makaleler, özlü sözler, bilmeceler ve mizahi unsurlar için de sütunlar ayrılmıştır.Bu nitelik ve renklilikte bir dergi hazırlayan yazı kurulunun temel kaygısı, Batı kaynaklı ilerleme algısına yetişebilmek, toplumu bu durumdan haberdar edebilmek ve bir bakıma onları daldıkları derin uykudan uyandırmaktır. Dini konularda daha önceden kaleme alınan eserler bu amaç için yetersiz kalınca, günlük ya da haftalık olarak yayınlanan süreli yayınlara ihtiyaç duyulmuştur. Terakki ve benzer nitelikteki dergiler bir süre sonra Karamanlıca okuyup yazabilen toplumun din dışı konularda eksikliğini hissettiği bilgilere hızla ulaşmasını sağlayacak araçlar haline gelmiştir.Ayda iki defa okurlarına ulaşan Terakki dergisinin elimizde 12 sayısı mevcuttur. Dergide yer alan makalelerin Yunan harflerinden Latin harflerine tam çevrimi yapıldıktan sonra konular başlıklarına göre kategorize edilmiş ve dönemin şartları açısından değerlendirilmiştir. Dergi Tanzimat sonrası çok kültürlü yayıncılık politikasının bir sonucu olarak doğduğu için aynı zamanda demokrasi tarihi açısından da büyük önem taşımaktadır.