Beyin omurilik sıvısı biyoişaretleyici düzeylerinin alzheimer hastalığı'nın klinik gidişat ve prognozu ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇAĞRI ULUKAN

Danışman: Başar Bilgiç

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Alzheimer hastalığı (AH), beyin omurilik sıvısı (BOS) biyoişaretleyici (Bi) profili, azalmış amiloid-β 42 (Aß42), artmış tau (tTau) ve onun fosforile formu olan threonine 181'den (pTau) oluşur. Bu araştırmada BOS Bi'leri değerlerinin hastaların klinik özellikleri ve progresyonlarına etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Davranış Nörolojisi ve Hareket Bozukluğu polikliniğinde 2016-2021 yılları arasında kognitif bozukluk ön tanısıyla BOS Bi'leri incelenen olgular retrospektif olarak değerlendirildi. Olguların demografik verileri ile birlikte BOS Bi profilleri, tanıları, başvurudan itibaren 6. ay, 1. yıl ve 2. yılda yapılan standardize mini mental (MMSE) ve klinik demans ölçeği (CDR) skorları kaydedildi. Gruplar BOS Bi düzeylerine göre çeyrekliklere ayrıldı ve progresyon verileri karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 343 kişinin 176'sı (%51,3) kadın; ortalama yaşı 62,45 ± 10,42 yıl idi. Bu kişilerin 147'si (%42,9) AH hastası idi. AH hastalarının 82'si (%55,71) tipik, 65'i (%44,29) atipik olarak sınıflandırıldı. Yüksek tTau düzeyi CJH gibi akut demansların yanında AH hastalarının %5,48'inde de saptandı. CJH vs AH ayrımında pTau/tTau oranı kullanıldığında ayrım gücünün %94 olduğu görüldü. Tüm örneklemde BOS Bi'leri ve bunların oranlarının 2 yıllık MMSE değişimi ile korele olduğu, en yüksek korelasyonun tTau düzeyindeki düşüşle olduğu saptanırken AH özelinde sadece pTau 2. yıl takiplerindeki CDR skorundaki değişim ile pozitif olarak koreleydi. Sonuç: Bu çalışmamızda; tipik ve atipik AH hastaları arasında BOS Bi profilleri açısından bir fark bulunmadı. BOS Bi düzeylerinin klinik gidişat üzerine etkili olduğu, bu etkinin de birden fazla progresyon belirteci ile 6. ay gibi erken bir dönemde saptanabileceği gösterildi. BOS Bi düzeyleri tanıda olduğu kadar klinik gidişat tahmininde de bilgi sağlayabilir.