İsmail Ferruh Efendi ve Mesnevî-i Manevî'nin Yedinci Cildi İçin Yazdığı Manzum Tercüme


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Seda Ateş

Danışman: Fatih Odunkıran

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin (ö. 1273) Mesnevî-i Ma'nevî'si, İslâmî Türk Edebiyatı'nın en önemli eserlerinden biridir. Eser, başta Türkçe olmak üzere birçok dünya diline manzûm ve mensûr olarak tercüme edilmiştir. Mesnevî-i Ma'nevî; Aruz vezninin "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün " kalıbıyla Farsça yazılmış, altı cilt ve yaklaşık yirmi altı bin beyitten oluşan bir eserdir. Gelenek içerisinde altı ciltten oluştuğu kabul edilen eserin, İsmail-i Ankaravî (ö.1632) tarafından bulunan yedinci cilt ile bir bütün kabul edilmesi, Mesnevî tercümelerine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bazı Mevlevîler bu cildin sonradan yazılıp Mevlânâ'ya isnat edildiğini iddia ederken bu görüşü paylaşmayan Mevlevîlerin eseri Mevlânâ'ya ait telakki edip tercüme ve şerh ettikleri görülmektedir. Böylece Mevlevî literatüründe bir yedinci cilt meselesi ortaya çıkmıştır. Osmanlı devrinin önemli devlet ve ilim adamlarından birisi olan Ortaköylü İsmail Ferruh Efendi (ö.1840), söz konusu yedinci cildi nazmen tercüme etmiştir. Eser, Süleyman Nahifî'nin (ö.1738) manzûm Mesnevî tercümesine zeyl olarak 1851/1852'de Bulak'ta basılmıştır. Bu çalışmada söz konusu yedinci cildin manzûm Türkçe tercümesi incelenerek tam transkripsiyonlu metni verilmiştir. Çalışmamız, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde Mevlânâ'nın hayatı, eserleri ile Mesnevî'ye yapılan tercüme ve şerhler tanıtılmıştır. Birinci bölümde İsmail Ferruh Efendi'nin hayatı, edebî şahsiyeti ve eserleri ele alınmıştır. İkinci bölümde söz konusu yedinci cilt tartışmalarına değinilmiş, manzûm tercüme şekil ve muhtevâ yönünden incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Bulak Matbaası'nda basılan manzûm tercümenin transkripsiyon alfabesine aktarılmış hâli ile birlikte eserin Farsça metni Arap harfli olarak verilmiştir.