İbn Arabî'de aklın yetkinliği: Kimyâ-yı Saâdet örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BETÜL BİRTEKSÖZ

Danışman: Ekrem Demirli

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada İbn Arabî'nin 'nübüvvet savunusu' etrafında şekillenen yetkinlik anlayışı Fütûhât-ı Mekkiyye'nin Kimyâ-yı Saâdet bölümü bağlamında incelenmiştir. İbn Arabî kimyâ-yı saâdet tanımından hareketle kemâli, ruhânî ve ilâhî olarak iki şekilde düşündüğü için felsefeye bir evet bir hayır der. Çünkü nefsi terbiye ederek herkesin ruhânî bir kemâle ulaşma imkânı olabilirken onun 'saâdet' şeklinde nitelendirdiği ilâhî kemâle ulaşmanın yolu terbiye yöntemlerine 'ilâve' olarak gördüğü nübüvvete tâbilikten geçer. Metin bu bağlamda felsefeye güçlü bir 'hayır'a karşılık gelir. Bununla birlikte burada felsefe-tasavvuf karşılaştırması yapmaktan ziyâde İbn Arabî'nin felsefî meseleler ya da filozoflar hakkındaki görüşlerini kendi bakış açısından vermekle yetindik. Felsefeye 'evet-hayır' meselesi tezin çerçevesini oluşturmakla beraber sûfînin kemâli yazının odak noktasıdır. Öncelikle Kimyâ-yı saâdet tanımına uygun tümellik tasavvuru yazının merkezine yerleştirilip idrak mahallinin mahiyeti ve işlevi akıl-kalp-latîfe-i insaniyye irtibâtları bağlamında ele alınarak aklın latîfe haline gelişinde tâbiiyyetin rolüne değinildi. Daha sonra bu tümelliğe nasıl ulaşılacağını sorgulamak üzere filozof ve sûfînin mirâcı anlatıldı. Nihâî olarak da aklın Allah'la metafizik irtibâtı etkinleşerek tikel seviyeden küllî hale nasıl geldiği sûfînin kemâli bağlamında ortaya konuldu.