Askeri Devrim Ve Topyekun Savaş İlişkisi: Son Dönem Osmanlı'da Topyekun Savaşın Kaynakları


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyasal Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞENUR TAŞKESEN

Danışman: İlker Aktükün

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma askeri devrim ve topyekûn savaş arasındaki ilişkiyi son dönem Osmanlı örneklemi üzerinden incelemektedir. Askeri devrim kavramı sıklıkla erken modern tarihçilerin, topyekûn savaş kavramını ise uluslararası ilişkiler uzmanlarının çalışma konuları arasındadır. Askeri devrim tartışması erken modern dönemi gelişmelere odaklanırken topyekûn savaş kavramı 1789 Fransız Devrimi sonrası değişmeye başlayan savaş mantığının yirminci yüzyılda iki büyük savaşa evrilmesi sonucu ortaya çıkan bir tartışma konusudur. Her iki kavram da çok disiplinli bir çalışma gerektirir. Bu nedenle çalışmanın yöntemi olarak tarihsel sosyoloji belirlenmiştir. Tarihsel sosyolojinin disiplinler arası iş birliğine uygun bir alt yapı sunması yöntemin seçilmesinde etkili olmuştur. Ayrıca çalışmada savaşa ve askeri konulara karşı insan ve toplum odaklı bir bakış açısı benimsenmiştir. Çalışmada topyekûn savaşın üç temel kaynağı olarak askeri devrimler, modern ulus devletlerin doğuşu ve kapitalizm tespit edilir. Örneklem olarak ise son dönem Osmanlı ele alınarak topyekûn savaşın kaynakları incelenmektedir. Son dönem Osmanlı olarak 1789-1914 aralığı ele alınır. Batı'da meydana gelen değişim ve dönüşümlerin sonucu modern ulus devlet modeli ve kapitalizm bir süreç halinde gelişirken Batı'nın diğerlerine karşı üstünlük sağlaması diğer devletleri ya sömürgeleştirmiş ya da Batı'nın diğer devletler tarafından modellenmesi ile sonuçlanır. Batılılaşma olarak ele alınan bu modelleme son dönem Osmanlı'da hâkim olan yaklaşımdır. Bu minvalde son dönem Osmanlı'da çoğunlukla Batılılaşma olarak bahsedilen bir yeniden örgütlenme süreci yaşanır. Son dönem Osmanlıda meydana gelen askeri gelişmelerin devrimsel değil evrimsel bir görünüme sahip olduğudur. Avrupa'da yaşanan askeri devrimlerin teknolojik ve örgütsel alanlarda sağladığı avantajlar savaşlarda üstünlük sağlanması sonucu daha belirgin hale gelir; Osmanlı'nın da Batı'da meydana gelen gelişmeleri yakından takip ettiği ve bir yeniden örgütlenme sürecine girdiği, devletin mali, idari ve askeri yapıyı Batı'ya benzer bir şekilde dönüştürme süreci yaşadığı görülür. Nihai olarak son dönem Osmanlı'nın askeri alanda yeniden örgütlenme hususunda yaşanan en temel sorunun devlet bazlı alt yapısal eksiklikler olduğu tespit edilir. Kapitalist dönüşümünü sağlayamayan devlet, kendi ulusal sanayini kuramamıştır. Sanayileşemeyen devlet ise ordunun ihtiyaçları doğrultusunda yeterli üretim sağlayamamıştır. İletişim, ulaşım, beslenme, donanım, ikmal ve lojistik modern savaşların olmazsa olmazıdır ve bütün bunlar seferberlik yeteneğini oluşturur. Son dönem Osmanlı'da yaşanan savaşların hezimetle sonuçlanmasında bu hususlarda var olan eksikliklerin etkisi oldukça yüksektir. Tüm olumsuzluklarla birlikte devletin askeri örgütlenme hususunda evrimsel bir süreçte başarı sağladığı ve zorunlu askerlik sistemini işler hale getirdiği ve kitlesel bir ordu oluşturmayı başardığı söylenebilir. Anahtar sözcükler: Askeri devrim, topyekûn savaş, son dönem Osmanlı, askeri örgütlenme, askeri teknoloji