Ceza Muhakemesi Kanununa göre Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İlhan POLAT

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Adem SÖZÜER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında, iletişimin denetlenebilmesi için tedbirin; yasal bir dayanağı olmasını, sınırlarının kesin olarak belirlenmesini, keyfi uygulamalara karşı koruyucu önlemler içermesini, ulaşılabilir ve öngörülebilir olmasını, meşru bir amacının bulunmasını ve demokratik bir toplumda duyulan zorunluluklar nedeniyle uygulanıyor olmasını zorunlu kılmıştır.?Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi? konulu tez çalışmamızda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun `Genel Hükümler' başlıklı birinci kitabının `Koruma Tedbirleri' başlıklı dördüncü kısmının Beşinci Bölümünde ?Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi? başlığı altında düzenlenen iletişimin denetlenmesi tedbiri incelenmiştir.İletişimin denetlenmesinin hukukumuzdaki tarihsel gelişimi incelenirken, iletişimin denetlenmesi tedbirinin 1999 yılında yürürlüğe giren Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununa kadar yasal bir dayanağının olmadığı, bu kanunun ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ortaya koyduğu kriterleri karşılamaktan uzak olduğu görülmüştür.Tezimizde, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi ve ilintili kavramlar tanımlanmaya çalışılmış ve bu denetlemenin çeşitlerinin tanımları ve tabi oldukları farklı esas ve usuller açıklanmaya çalışılmıştır.Ayrıca bu tezde, müdafi ve tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişiler arasındaki iletişimin hiçbir surette denetlenemeyeceği ortaya koyulmuş, iletişime son verilmesini gerektiren durumlardan ve denetleme sonucu elde edilen kayıtların imha edilme usullerinden bahsedilmiştir. Bunlarla birlikte, iletişimin denetlenmesi sonucu elde edilen delillerin ve tesadüfi elde edilen delillerin hukuki durumlarına da değinilmiştir. İletişimin denetlenmesi sonucu elde edilen tesadüfi deliller, sadece Ceza Muhakemesi kanunun 135. maddesinin 6. fıkrasında sayılan suçlardan biriyle ilişkiliyse ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi kanuna göre verilmiş hakim kararına dayanıyorsa delil olarak değerlendirilebilecektir.