Tecrîdü’l-Akâid Geleneğinde Umûr-ı Âmme Sorunu
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Yasin APAYDIN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ömer Mahir ALPER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mevcut olmak bakımından mevcuda ilişen zâtî arazlar olarak Fârâbî'den (v. 339/950) başlayarak İslam felsefesinin geç dönemlerine kadar inceleme konusu yapılan kavramlar, Râzî (v. 606/1210) ve sonrası dönemde umûr-ı âmme şeklinde terimleştirilmiş ve sonrasında Tecrîd başta olmak üzere gelenek tesis edici metinlerin açımlanmaları sırasında bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Kâtibî (v. 675/1276) ile birlikte umûr-ı âmmeyi tanımlama girişimleri Isfahânî (v. 749/1349) ile birlikte Tecrîd geleneğine dâhil olmuş ve Cürcânî (v. 816/1413), Devvânî (v. 908/1502), Hatîbzâde (v. 901/1496) gibi isimlerin mâhiyet ve kapsamına yönelik açılımları ile gelen katkılarıyla önemli bir felsefî tartışmaya bürünmüştür. Umûr-ı âmme sorununun hazırlayıcı unsurları, metafiziğin diğer meseleleri arasındaki konumu, tanımlanması, kapsamında bulunan kavramlar, metafiziğin ve kelâmın mevzûu ile ilişkisi, temel nitelikleri gibi konular etrafında dönen tartışma ilerleyen zamanla daha da genişlemiş ve nihayet Osmanlı döneminde hakkında müstakil risâlelerin kaleme alındığı bir alana dönüşmüştür. Bu çalışma, yukarıda zikredilen hususların Tecrîd geleneğini merkeze alarak felsefî manada analizine yönelmektedir. Böylece müteahhirûn dönem felsefe birikiminin önemli ürünlerinden birinin açığa çıkarılması amaçlanmaktadır.