Milletlerarası Adalet Divanı'nın Deniz Alanlarının Sınırlandırılmasına Dair Kararlarında Dikkate Aldığı İlkeler


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2008

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İbrahim Gökalp

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ayşe Nur TÜTÜNCÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tezde, Milletlerarası Adalet Divanı'nın kararları ışığında deniz alanlarının sınırlandırılması hukukuna dair bir inceleme yapılmış ve bu çerçevede çeşitli sonuçlara varılmıştır. İlk defa 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan deniz alanlarının sınırlandırılması uyuşmazlıklarının divan tarafından çözüme bağlanması, aşağı yukarı 40 yıldan beri süre gelen bir durumdur. Dolayısıyla, bu alandaki içtihadın yeni gelişmekte olduğunu söylemek de mümkündür. Bu alandaki Divan kararlarının incelenmesi ile birlikte, yeni gelişmekte olan bu hukukun divan tarafından bugüne kadar nasıl yorumlandığı saptanmış olmaktadır. Yapılan bu saptamalar, ülkemizin tarafı olduğu Ege Denizi Kıta Sahanlığı Uyuşmazlığının ve ileride tarafı olabileceği çeşitli deniz alanlarının sınırlandırılması uyuşmazlıklarının daha sağlıklı şekilde incelenebilmesi ve yorumlanabilmesi açısından, oldukça önemlidir. Bu inceleme ile, deniz alanlarının sınırlandırılması hukukunun temel ilke ve kavramları sistematik bir şekilde ele alınmıştır. Her bir temel ilke ve kavram; örf ve adet hukuku, Divan kararları ve doktrindeki görüşler çerçevesinde ayrıntılı bir biçimde incelenmeye çalışılmıştır. Başta Ege Denizi Kıta Sahanlığı Uyuşmazlığı ve ülkemizi yakından ilgilendirebilecek diğer uyuşmazlıklar, bu çalışmanın çeşitli bölümlerinde özlü bir biçimde ele alınmıştır. Böylelikle, ülkemizi yakından ilgilendiren uyuşmazlıklara bu yeni gelişen hukukun etkisinin nasıl olacağı hakkında bir fikir yürütebilme olanağı da sağlanmıştır. Tezimizde, öncelikle, genel olarak deniz alanlarının sınırlandırılması hukukuna değinilmiştir. Ardından, bir deniz alanı sınırlandırılması uyuşmazlığının söz konusu olabilmesi için önkoşul niteliğinde olan, deniz alanlarının üzerindeki hak kazanım esasları incelenmiştir. Bu önkoşulun içeriği net bir biçimde saptandıktan sonra ise, üçüncü bölüm kapsamında olmak üzere, deniz alanlarının sınırlandırılmasında söz konusu olan ilkeler ve kullanılan yöntemler ayrıntılı bir biçimde açıklanmıştır.