İlkelliğin yeniden inşası: Duygu ve dil açısından sosyal gen aktarımı olarak küfür
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HİLAL EKŞİ
Danışman: Uğur Dolgun
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gündelik hayatın iletişim aracılığıyla akmasını sağlayan en temel aracın dil olmasına binaen dil olgusunun, hem anlaşmayı sağladığını hem de herhangi bir anlam iletmek istediğini söyleyebilmek mümkündür. İletilmek istenen şeyin arka planında bulunan amaçsal gayenin bireyler arasındaki etkileşimlerden zuhur eden ve sosyal bağlamlar nazarında hayatta kalma duygusunun çıkarına tabi olarak rastgele semboller veya görünümler aracılığıyla oluşmuş olması, iletilmek istenen şeyin anlamının etkileşimsel bir meseleyi imlediğini göstermektedir. Etkileşim, amaçsal gaye, bireylerin etkileşim esnasında karşılaştıkları amaçsal güdülere karşıt biçimde hayatta kalmalarını sağlayan nedensel tepkiyi vermeleri ve en nihayetinde etki-tepki meselesinden doğan sosyal bağlama dayalı bir anlam olarak rastgele biçimde yaratılmış dışsal görünüm, gündelik hayatta tipleştirmelerin doğmasına vesile olmaktadır. Öznel anlamlar aracılığıyla inşa edilen bu tipleştirilmiş anlamlar, toplum içerisindeki ötekiler tarafından görülerek uygulanmaya devam edildiğinde gerçeklik haline gelmeye başlamaktadır. Gerçekliğin ardında görünmeyen amaçsal ve nedensel niyetlerin imlemiş olduğu duygu meselesi toplumsalı oluşturan muhtelif tipleştirmelerin esas temeli iken söz konusu oluşumun bir kere meydana gelmesinden sonra onun aktarılmasına aracılık eden bir diğer olgu ise dildir. Dolayısıyla duygu ve dilin anlam inşasındaki temel aracı rollerinden hareketle, söylemlerimiz ve duygularımızla ne anlatmak istediğimizi anlama gayesi ile çıkılan bu araştırma sürecinde söz konusu araştırmanın temel amacı, gündelik hayatta kullandığımız cinsel içerikli küfürlü söylemlerin nedensel görünümünün ne olduğunu ortaya çıkarmaktır. Zira literatüre bakıldığında küfrün işlevselliğine dair yapılan çalışmaların küfrün kendiliğimizle olan ilişkisini açımlamada yetersiz kalmış olması, esasında küfrün neden işlevsel olduğu ve neden olaylar karşısında özellikle cinsel içerikli söylemlerde bulunduğumuz gibi çeşitli sorunsallarının söz konusu araştırmalar aracılığıyla çözümlenememiş olması, küfürlü söylemlerin kullanımına yönelik birincil veriler aracılığıyla nitel araştırma yapılmasını elzem kılmaktadır. Tüm bu aktarılan amaçsal ve nedensel gayelerle cinsel içerikli küfür kullanımının arkeolojisini anlayabilmek üzere gerçekleştirilen bu araştırmada, küfrü ve onun deneyimlenme biçimlerini anlayabilmek için nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırma verileri, İstanbul'da toplam 20 katılımcıyla (10 erkek ve 10 kadın) yarı yapılandırılmış soru formuyla gerçekleştirilen yüz-yüze mülakatlara ve kelime deneyine dayanmaktadır. Sahadan toplanan verilerle çözümlenen aktarımlar sonucunda elde edilen en temel bulgu, küfürlü söylemlerin göstergesel toplumsallaşma biçiminin bir çıktısı olduğudur. Görünenin sorgulanmaksızın veya kimi zaman sorgulanmasına rağmen uygulandığını ve aktarıldığını imleyen göstergesel toplumsallaşma biçimi bireyleri pasifize ederek görüneni uygulayan birer ilkel varlıklar haline getirmektedir. Katılımcıların ifadelerine binaen söz konusu bu pasifize birey profili, kadınlarda kendilik erimesinin bir sonucu iken erkekler de ise toplumsal yönlendirmenin etkisiyle bürünmek zorunda kaldıkları kimliktir. Öte yandan küfrün anlamının sorgulanmasına tabi olarak iki farklı fakat en nihayetinde birleşen küfür görünümünün olduğu ortaya çıkmıştır; duygunun işlevselliği ve toplumun nedenselliği. Her iki görünümü oluşturan şu muhtelif alt başlıklar ise küfürlü söylemlerin kendilik ve sosyal gen ile nasıl ilişkisellik içinde olduğunu göstermektedir: "Benlik bölünmesi", "benlik erimesi", "homojen duygu kullanımı", "kendilik tamamlanması", "küfrün anlam yitimi ve kayması", "karşılıklı çelişkide muafiyet". Anahtar Kelimeler: Göstergesel Toplumsallaşma, Hayatta Kalma Güdüsü, İlkellik, Kendilik, Küfür, Sosyal Gen, Toplumsal İnşa.