Güvenlik toplumunda dindarlık ve din eğitimi: Soybilimsel bir analiz


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SÜLEYMAN GÜMÜŞ

Danışman: Zarife Şeyma Altın

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, modern dünyanın dindarlık kipliği olarak din okuryazarlığının tarihsel a priori'lerini analiz etme amacını taşımaktadır. Dindarlık kipleri, din eğitimi pratiklerinin inşa ettiği dindar öznenin genel geçer temsilidir. Fakat belirli bir dönem için dindar öznenin mahiyetini açıklayabilmek için tarihsel öznenin mahiyetinin açıklanması gerekmektedir. Gelenek ile modern, telif edilemez ayrımlara sahiplerse eğer, bu iki dünyanın dindarlık kiplikleri de başka yapısal özelliklere sahip olmalıdır. Aynı zamanda gelenek ve modern olan, tekil istençlerden ne kadar dolaysızsa, dindarlık kiplikleri de tekil farklılıkların ötesinde evrensel kodlarla belirlenmelidir. Yaşama dair bilinç, hukuk, kamusallık, kent, dil, emek gibi insanın tarihselleşmesinin yapısal dışavurumları belirlenmeden dindarlığın açıklanması yüzeysel kalacaktır. Çalışma, güvenlik toplumunda din eğitimi pratiklerinin dindar öznesini analiz etmeyi hedeflemektedir. Güvenlik toplumu, Foucault'nun arkeolojik ve soybilimsel yöntemlerinin yarı-kuramsal çıktısı ve modern olarak nitelenen toplumun tarihsel olabilirlik koşulları bağlamında tezahürünün mahiyetidir. Güvenlik toplumu, biyoloji başta olmak üzere çeşit söylemlerin tedarik ettiği hakikatlerle yaşama dair bilinci, şehirden kente dönüşen makro uzamdaki emeğin, kamusallığın, hukukun organizasyonuyla insanın makro fiziğini, dilin poetikasıyla düşüncenin uzamını düzenlemiştir ve bu alanlarla ilgili kodlarla bireyselleşmenin tarihsel a priori'lerini üretmiştir. Özellikle kent, bedeni ve dili kendinde topladığı için tıpkı, Platon'un khôra'sında olduğu gibi bireyselleşme sürecini yönetmektedir. Din eğitimi pratikleri, güvenlik toplumunda bireyselleşmenin varoluşsal niteliği sağlamak bir yana değil yüzeysel bir bağlantı suretini ortaya çıkarmaktadır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm arkeoloji ve soybilimi; ikinci bölüm, Foucault'nun toplum sınıflandırmasını; üçüncü bölüm, geleneksel dindarlığı; dördüncü bölüm de, din okuryazarının tarihsel olabilirlik koşullarını konu edinmektedir.