Takılma Kültürü: Öğrencilerin Deneyim ve Algılamaları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ DİLAN KILIÇOĞLU

Danışman: Nilüfer Timisi Nalçaoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Patriyarkal toplum kadınlara ve erkeklere toplumsal cinsiyet rolleri denen roller atfederek, onları birer özne olarak yaratmaktadır. Toplumsal cinsiyet rolleri vasıtasıyla kadınların ve erkeklerin sosyalleşme biçimleri, bir arada nasıl yaşayacakları, arkadaşlık ve partnerlik ilişkilerinin sınırları belirlenmiştir. Bu çalışmayla takılma kültürü denen ve duygusal bağ içermeden yaşanan ilişkilenme biçiminin üniversite öğrencileri tarafından nasıl deneyimlediklerini anlamak, ataerki ve toplumsal cinsiyet eşitliği/eşitsizliğinin bu deneyimi kadınlar ve erkeklerin perspektifinden nasıl farklılaştırdığını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Feminizm kadın tarihinin bir sessizlik tarihi olduğunu iddia etmektedir. Tarih "nesnellik" iddiası içinde yalnızca erkeklerin tarihini yazmıştır. İkinci Dalga Feminizmin ortaya koyduğu bilinç yükseltme yöntemiyle toplanan feminist kadınlar, kadınların tarihinin yazımı meselesini önceliklendirmiş, kadın cinselliğinin tarihsel süreç içinde, ataerkil iktidar sisteminin denetlediği en önemli alanlardan biri olduğunu ortaya konmuştur. Kadınların cinsel özgürlüğünde temelini bulan takılma kültürünü, kadın ve erkek üniversite öğrencilerinin deneyimlerinden yararlanarak ele alacak bu çalışma feminist metodoloji çerçevesinde yazılması bakımından önem arz etmektedir. Araştırma feminist eleştirel söylem analizi yöntemiyle gerçekleştirilerek, takılma kültürü içinde kadın ve erkek öğrencilerin deneyimlerindeki ataerkil sisteme ve toplum cinsiyet normlarına dayanan eşitsizlikler araştırılacaktır. Uluslararası literatürde takılma kültürüne dair akademik çalışmalar yapılmış olsa da bu çalışmanın Türkiye'deki üniversite öğrencileri bağlamında yapılacak ilk çalışma olması ve feminist metodolojiyi benimsemesi sebebiyle literatüre katkı sağlaması amaçlanmaktadır.