Tüketicinin Taraf Olduğu Satış Sözleşmelerinde Ayıp Kavramı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Özel Hukuk Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Metin Yılmaz

Danışman: Tülay Aydın Ünver

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Satıcının ayıptan sorumluluğuna başvurabilmek için ilk olarak satış konusu malın ayıplı olması gerekmektedir. Bu çalışmada da tüketicinin taraf olduğu satış sözleşmeleri açısından ayıp kavramı ele alınmıştır. Tüketici satışlarında ayıp kavramını düzenleyen temel hüküm 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 8. maddesidir. Bu hüküm çerçevesinde ayıbın temelde sübjektif ayıp ve objektif ayıp olmak üzere iki şekilde meydana geldiği söylenebilir. Bu çalışmada sübjektif ayıp ve objektif ayıp hâlleri detaylıca incelenmiştir. Devamında ise, 8. madde kapsamında ayıbın ve ayıptan sorumluluğun varlığı için ayıbın önemli olmasının gerekmediği ifade edilmiş, satıcı ve tüketici tarafından bilinen ayıbın sonuçları değerlendirilmiş ve daha sonra da açık ayıp gizli ayıp ayrımından bahsedilmiştir. Çalışma kapsamında ayıbın maddi, hukuki ve ekonomik ayıp şeklinde görülebileceğine de değinilmiştir. Ayıbın temel yapısı, belirlenmesi ve türleri açıklanırken gerek yerli gerekse yabancı mahkeme kararlarından yararlanılmış ve yerli ve yabancı öğreti dikkate alınmıştır. Söz konusu hükmün üçüncü fıkrası göz önünde bulundurulduğunda ise, satıcı veya tüketici tarafından gerçekleştirilen montajın gereği gibi olmaması hâllerinde montaj ayıbının ortaya çıktığı ve satıcının montaj ayıplarından sorumlu olacağı kabul edilmelidir. 1999/44/AB sayılı Direktif'in 2 V maddesi doğrultusunda düzenlenen bu hüküm ile birlikte ayıp kavramının içeriğinin genişletildiği görülmektedir. Üçüncü fıkrada ele aldığımız diğer husus ise geç ifanın ayıplı ifa hükümlerine tabi tutulmasıdır. Geç ifa, her ne kadar 8. maddenin üçüncü fıkrasında ayıplı ifa hükümleri arasında düzenlenmişse de, bu çalışmada görüşümüz doğrultusunda ayıp sayılmayan hâller içinde incelenmektedir. Geç ifanın yanı sıra çalışmada yer verilen ve mevcut hukukumuz bakımından ayıp sayılmayan diğer haller ise, eksik ifa, aliud ifa, zapt ve imkânsızlıktır. Çalışmanın son kısmında ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 8. maddesinin düzenlenmesinde etkili olan 1999/44/AB sayılı Direktif'i yürürlükten kaldırarak, tüketici satışlarında ayıp kavramına yönelik bazı yeniliklerin önünü açan 2019/771/AB sayılı Direktif bağlamında sözleşmeye uygunluğun şartlarına değinilmektedir. Bu kısımda özellikle dijital unsurlu mal kavramı ve sözleşmeye uygunluğun sağlanması bakımından dijital unsurlu mallarda satıcıya yüklenen güncelleme yükümlülüğü ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Sübjektif ayıp, objektif ayıp, montaj ayıbı, dijital unsurlu mal, güncelleme yükümlülüğü.