Türkiye'de türcülük bağlamında insan-insan olmayan hayvan ilişkilenmeleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PINAR KAYIŞOĞLU

Danışman: Güldem Büyüksaraç

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu yüksek lisans tezi, hegemonik bir ayrımcı söylem olan türcülüğün gündelik hayatta nasıl meşrulaştırılıp yeniden üretildiğini sorunsallaştırarak, Türkiye özelinde insan-insan olmayan hayvanlar arasındaki ilişkilenmelere odaklanmıştır. İnsanların farklı biçimlerde ilişkilendikleri hayvanlara ve onlarla olan ilişkilerine yükledikleri anlamları, hayvanlara atadıkları rolleri ve en nihayetinde türcülüğün gündelik tezahürlerini irdelemektedir. Bu tez kapsamında, Türkiye bağlamında hayvanlara dair toplumsal görüş, duygu ve tutumlarını, hayvan ve hayvansal ürünlerin kullanımının gündelik hayattaki yerini ve türcü hegemonyanın insan deneyimlerinde (yeniden) üretiliş biçimlerini araştırmak üzere etnografik yöntem (yarı-yapılandırılmış mülakat) ve medya arşiv taraması (Nisan 2018- Haziran 2023) gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın etnografik ayağında, İstanbul ilinin farklı ilçe ve semtlerinde ikamet eden (yarı yarıya erkek ve kadın olmak üzere) 40 kişiyle görüşmeler yapılmıştır. Örneklem, evde bir veya birden fazla hayvan ile yaşayan meslek sahibi (çoğu 35 yaş üstü) yetişkinlerden oluşmaktadır. Türcülük, katmanlı bir ayrımcı söylemdir. Bu tezin temel savlarından biri, türcü sağduyunun insan ve insan olmayan hayvan türleri arasında ayrım gözettiği gibi tek bir tür içinde de ayrımcılıklar dayatmaya eğilimli olduğudur. İnsan-hayvan, evcil-yaban, evde refakat eden hayvanlar ve etmeyen hayvanlar gibi oluşturulan bu ikilikler, türcülüğün katmanlı yapısına işaret eder. Bu araştırma, insan-hayvan ikiliğinin yanı sıra hayvan kategorisi içindeki hiyerarşik ikiliklerin türcü pratiklerle nasıl yeniden üretildiğini göstermektedir. Ayrıca, türcülük karşıtı feminist kuramın açtığı yoldan ilerleyerek, türcülüğün söylemsel katmanları, meşrulaştırıcı dayanakları, ilişkilenme örüntüleri ve kültürel kodlarının yanı sıra, insan-hayvan ilişkilerinin duygu (lanım)sal yönlerini ortaya koymuştur. Etnografik bulgular, insanlara refakat eden hayvanlara ("dost hayvan") tanınan hakların onlarla kurulan sahiplik ilişkisi üzerinden belirlendiğini göstermektedir. Bu çalışmada, insan-dost hayvan arasındaki hiyerarşik ilişkinin duygusal boyutuna vurgu yapmak üzere "şefkatli tahakküm" kavramı geliştirilmiştir.