Vulvovajinal kandidozlu hastalardan izole edilen candida albicans suşlarının genotiplendirilmesi ve antifungal maddelere duyarlılıklarının araştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA YILDIRIM SERVİ

Danışman: Meltem Uzun

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

C.albicans, vulvovajinal kandidozda (VVK) en sık izole edilen türdür. Bu türün genotiplerinin belirlenmesi ve antifungal duyarlılık deneylerinin yapılması epidemiyolojik açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle çalışmamızda VVK'lu hastalardan ve sağlıklı kontrol grubundan alınan örneklerden izole edilen C.albicans suşlarının genotiplendirilmesi ve genotiplerin flukonazol, vorikonazol ve ketokonazole karşı direnç profillerinin araştırılması amaçlanmıştır. Vulvovajinal kandidozlu hastalardan toplanan vajina sürüntüsü örneklerinden konvansiyonel kültür yöntemleriyle 26, kontrol grubundan 21 C.albicans suşu izole edilmiş; API Candida ve rDNA geninin ITS ve D1/D2 bölgelerinin sekansı ile suşlar tanımlanmış ve 25S rDNA intron dizi analizi ile genotiplerine ayrılmıştır. Genotiplerin flukonazol, vorikonazol ve ketokonazole duyarlılığı E-test yöntemiyle saptanmıştır. Kırk yedi C.albicans suşunun %62(29 suş)'si genotip A, %23(11 suş)'ü genotip C ve %15(7 suş)'i genotip B olarak tanımlanmıştır. Genotip A suşlarının %89,7'sinin flukonazole ve vorikonazole duyarlı, %6,9'unun doza bağlı duyarlı, %3,4'ünün dirençli olduğu saptanmıştır. Genotip B ve C suşlarının tamamı flukonazol ve vorikonazole duyarlı bulunmuştur. Genotiplerde ketokonazolün MİK değerlerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonuçları değerlendirildiğinde, genotip sıralamasının A/C/B olduğu görülmüştür. Sağlıklı kontrol grubunda da VVK'lu gruptakine benzer sonuçlar alınmış, baskın genotipin A olduğu görülmüştür. Çalışmada genotip epidemiyolojisinin diğer ülkelere göre farklılık gösterdiği saptanmış ancak antifungallere duyarlılıkları arasında dikkat çeken bir farklılık bulunmamıştır. Ancak genotip epidemiyolojisi ve duyarlılığın ülke bazında belirlenmesi için yapılacak çalışmaların daha fazla sayıdaki suş ve çeşitli kriterler göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmesi gerektiği düşünülmüştür.