Neoliberalism and cosmopolitanism in scottish globalisation plays: A study of David Greig's Victoria and Kieran Hurley's rantin


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: Gülperi Akcan

Danışman: Arpine Mızıkyan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, küreselleşmenin tiyatro performansı ve prodüksiyonu üzerindeki etkisini Veronica Rodriguez ve Dan Rebellato'nun teorilerinden yararlanarak incelemektedir. Rodriguez'in "küreselleşme oyunları" kavramı, oyunların küreselleşmenin toplum, kimlik, kültür ve politika üzerindeki karmaşık etkilerini nasıl yansıttığını analiz etmek için bir temel oluştururken, neoliberalizme yönelik eleştiriler içermekte ve yeni küresel topluluklar için etik temelleri teşvik etmektedir. Çalışma, David Greig'in Victoria (2000) ve Kieran Hurley'nin Rantin (2013) oyunlarına odaklanarak sınıf mücadelesi, kültürel yabancılaşma ve yırtıcı kapitalizm temalarını vurgulamaktadır. Her iki oyun yazarı da neoliberalizmin insanlık dışı etkilerini, şirket figürleri ve farklı sınıfların tasvirleri aracılığıyla ortaya koymaktadır. Oyunlar, küresel terör ve çevresel tahribat gibi konuları ele alarak, Zygmunt Bauman'ın negatif küreselleşme kavramını küreselleşme eleştirilerinin bir yansıması olarak somutlaştırmaktadır. Bu oyunlar, katı etnik kimlikleri reddederek, neoliberal aynılaşma ve insanlık dışılaştırmaya meydan okuyan post-yapısalcı ve postmodern bir kimlik anlayışını benimsemektedir. Victoria oyununda, ana karakterin kimliğinin parçalanması, doğa, cinsiyet ve aidiyet ile ilgili deneyimlerinden kaynaklanırken, Rantin çok etnik yapılı bir toplumu ve postmodern çoğulculuğu tasvir eder; karakterler, toplumsal önyargılar içinde geçişler yaparak kimliklerini inşa etmeye çalışırlar. Küreselleşmenin bir sonucu olarak hareketlilik, kimlik oluşumu açısından önem taşımakta ve milliyetçilik ile aidiyet üzerine daha derin tartışmalara olanak tanımaktadır. Oyunlar, sınır ötesi alanlarda hareket eden karakterler aracılığıyla izleyicileri, kimlik ve kolektif aidiyetle ilgili çağdaş toplumsal sorunlar üzerine düşünmeye teşvik etmektedir. Ayrıca turistler, kurumsal bireyler ve mülteciler gibi yeni karakterlerin sahnede temsili, küreselleşmiş bir ulusu vurgulamaktadır. Oyunlardaki kuşbakışı sahneler, küresel bağlantısallığı ön plana çıkarmaktadır. Her iki oyunun da mekânsal yönleri, küreselleşme ve neoliberalizm altında yerelliklerin dönüşümünü ve sermaye akışını yansıtacak şekilde güçlü bir şekilde vurgulanmaktadır. Bunun yanı sıra, küreselleşmenin medya temsili, yerel bağlamlardaki ideolojik değişimleri ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma, oyunlarda çevreci aktivizm ve işçi sınıfı mücadeleleri gibi çeşitli kozmopolit çerçeveleri açığa çıkarmaktadır. Analiz, küreselleşme oyun yazarlarının estetik ve biçimsel yenilikler kullanarak tiyatro izleyicelerine küresel bir topluluk hissi aktarmaya ve tiyatronun kozmopolit ideallere uyum sağlama ve onları teşvik etme potansiyelini vurguladığını göstermektedir.