International political economy of multi-speed Europe: The case of Hungary
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyasal Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: FATİH ÖZGÜR KENAR
Danışman: Özgün Erler Bayır
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Avrupa'nın 60 yılı aşkın süren entegrasyon süreci nihai noktaya varmamıştır. Dahası, entegrasyon süreci Avrupa'nın genişlemesiyle daha karmaşık bir hal almaktadır. Avrupa'nın ekonomik ve parasal entegrasyonu farklı hızlarda ilerleyen ülkelere sahiptir. Aslında bu durum Ekonomik ve Parasal Birlik özelinde "çok-vitesli Avrupa'yı ortaya çıkarmıştır. Çok-vitesli Avrupa terimi esasen bazı ülkelerin yeni bir ortak politikayı hızlıca benimsemesi ancak buna karşın diğer ülkelerin bu hızlı benimseyen ülkeleri belli bir süre sonra takip etmesini ihtiva eden bir entegrasyon stratejisidir. Maastricht Anlaşması ile sabit kılınan hususlar açıktır. Buna göre, her bir AB üyesi devletin Ekonomik ve Parasal Birlik'e katılması beklenmektedir. Pek tabi, katılım için belli başlı uyum kriterleri belirlenmiştir. Bu uyum kriterlerini karşılayan her bir AB üyesi bu birlik içinde yer alma şansınsa sahiptir. Bir bakıma hem politik hem de akademik tartışmaların sonucunda uyum kriterlerinin bir neticesi olarak çok-vitesli entegrasyon stratejisi bu alanda benimsenmiştir. Bir başka deyişle, çok-vitesli Avrupa entegrasyon stratejisi, Ekonomik ve Parasal Birlik'in başarılı bir şekilde çalışması için katılımcı ülkelere tanınan bir zamandan ibarettir. Lakin, her ne kadar her bir üye devletin bu birlik içinde bulunması beklense de, Maastricht Anlaşması bünyesinde bir "zorunluluk" ifadesi kullanılmamıştır. Yalnızca üye devletlerde katılım için hazırlığın son bulacağı planlanmış bir tarih bildirmeleri beklenmektedir. Bugün özellikle 2004 yılında gerçekleşen büyük genişleme ile katılım gösteren ülkelerin bir kısmı henüz Ekonomik ve Parasal Birlik'e katılmamışlardır. Dahası, bazı ülkeler katılım için planlanmış bir tarih dahi belirtmemişlerdir. İşte Macaristan bu ülkelerden birisidir. Bu durum "neden" sorusunun sorulmasının önünü açmaktadır. Avrupa'nın henüz devam eden entegrasyon süreci bağlamında bu durum neden sorusunun sorulmasına ve açıklanmaya muhtaçtır. İşbu tezin amacı, genel olarak Macaristan'ın Başbakan Viktor Orban'ın iktidara gelmesi sonrasında neden Ekonomik ve Parasal Birlik'e katılmayı rafa kaldırdığını açıklamaktır. Daha özelde ise mevcut literatürün sormuş olduğu neden sorusunun ve buna verilen cevapların dayandığı iç ekonomik ve iç politik cevapların ötesine varmayı hedeflemektir. Bu amaçla, neden sorusunun yanında dolaylı olarak "nasıl" sorusunu sormak ve buna cevap bulmak ön plandadır. Ekonomik ve Parasal Birlik, üye devletlere iktisadi faydalar sağladığı gibi özellikle bazı hükümetlerce istenmeyen negatif durumları da beraberinde getirmektedir. Nasıl sorusu ise dolaylı olarak şu bağlamda sorulmaktadır: Küresel Finansal Kriz ve Avrupa Krizi sonrasında sıcak paraya ve daha fazla uluslararası alışverişe ihtiyaç duyan Macaristan'ın nasıl Ekonomik ve Parasal Birlik'in teorik olarak sunduğu iktisadi faydaları nasıl bir kenara bırakabilmiştir? Tezin nihai amacı, bu soruya bir başka soruyla cevap aramaktadır: Bir uluslararası aktör Macaristan'ın Ekonomik ve Parasal Birlik'e katılması halinde sağlayacağı iktisadi faydaları sunabilmiş midir? Bu noktada tezde ilgili uluslararası aktör olarak Çin Halk Cumhuriyeti değerlendirilmiştir. Böylece, sadece iç ekonomik ve iç politik dinamiklerin yanında, bir uluslararası aktörün Avrupa'nın ekonomik ve parasal entegrasyonunda dolaylı olarak etki edip etmediğinin de değerlendirilmesi gerektiğinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Avrupa entegrasyonu özelinde tezin kapsamı Ekonomik ve Parasal Birlik ile sınırlıdır. Macaristan özelinde ise kapsam, Macaristan'ın pazar ekonomisine geçişinin başlangıcı olan 1989 sonrası yaşadığı dönüşümden Başbakan Viktor Orban'ın iktidar olduğu dönem ve sonrasını kapsamaktadır. Böyle bir dönemin seçilmesinin sebebi, Macaristan'ın yaşadığı ekonomik dönüşüm bağlamında Viktor Orban'ı ikinci sefer iktidara getiren politik ortam ve bu politik ortamın Viktor Orban'ın Ekonomik ve Parasal Birlik'e karşı geliştirdiği karşıt söylemi ortaya koymaktır. Macar ekonomisinin temel göstergelerini ortaya koymak amacıyla Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan raporlardan faydalanılmıştır. Çin Halk Cumhuriyeti-Macaristan özelinde ise özellikle ilişkilerin yoğunlaşmaya başladığı 2003 yılından günümüze değin meydana gelen gelişmeler incelenmiştir. Bu açıklamalar ışığında bu çalışma, bir uluslararası aktörün Avrupa'nın ekonomik entegrasyonunu dolaylı olarak etkileyebileceği ve Çin'in Macaristan özelinde bu türden bir aktör olduğu sonucuna varmaktadır.