Polikistik over sendromu tanılı hastalarda diyet inflamatuar indeksi ve karbonhidrat kalite indeksi ile klinik fenotip arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Billur Biliközen
Danışman: Gülşah Yenidünya Yalın
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Polikistik over sendromu (PKOS), 18-45 yaş aralığındaki üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen endokrin bozukluktur. Türkiye'deki prevalansı tam olarak bilinmemekle beraber obezite görülme sıklığına paralel olarak artış göstereceği tahmin edilmektedir. Tanı için Rotterdam Kriterleri kullanılmaktadır. Bu kriterlere göre PKOS teşhisi konulabilmesi için polikistik over morfolojisi (PKOM), hiperandrojenizm (HA) ve oligo/anovulasyon kriterlerinden en az ikisini sağlaması gerekmektedir. PKOS başlıca dört ana fenotipe ayrılmaktadır: A Fenotipi (HA, PKOM ve oligo/anovulasyon), B Fenotipi (HA ve oligo/anovulasyon), C Fenotipi (HA, PKOM) ve D Fenotipi (PKOM, oligo/anovulasyon). Fenotipler arasında metabolik farklılıklar gözlenmektedir. Kronik inflamasyon son dönemlerde hastalığın etiyolojisiyle ilişkilendirilmeye başlanmıştır. Besin kaynaklı inflamasyonun da sendromda gözlenen inflamasyonu arttırabileceği düşünülmektedir. Diyet İnflamatuar İndeksi (Dİİ), kişinin beslenmesindeki inflamasyonu hesaplamak için geliştirilen bir indekstir. Karbonhidrat Kalite İndeksi (KKİ) ise diyetin karbonhidrat kalitesini belirlemek amacıyla kullanılmaktadır. Bu çalışmada PKOS'lu kadınlarının fenotipi ile Dİİ ve KKİ arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamıza A (n:32), B (n:21), C (n:30) ve D (n:24) fenotipi olmak üzere PKOS tanısı almış toplam 107 kadın hasta ile 29 sağlıklı kişiden oluşan kontrol grubu dahil edilmiştir. PKOS fenotipleri arasında Dİİ ve KKİ açısından fark bulunmamıştır. A Fenotipindeki PKOS tanılı hastaların ve Dİİ skoru yüksek olan bireylerin plazma inflamatuar belirteçleri daha yüksek bulunmuştur. Bu nedenle özellikle A Fenotipindeki PKOS tanılı hastalarda beslenme tedavisinin düzenlenmesinde daha antiinflamatuar diyetlerin önerilmesi önem taşımaktadır. PKOS tanısı konulduktan sonra geçen süre uzadıkça Dİİ skorlarının in daha iyi olduğu da çalışmamızda bulunan sonuçlar arasındadır. PKOS tanılı hastalarda beslenme eğitimine tanı konulduktan sonra erken dönemden itibaren başlanarak sağlıklı beslenme alışkanlıkları her vizitte pekiştirilmeye çalışılmalıdır.