Kamu diplomasisi ve uluslararası yayın kuruluşları ilişkisi: Türkiye'nin Suriye'ye yönelik operasyonları özelindeki haberlerin analizi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERAY BAYKAL

Danışman: Özgün Erler Bayır

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bilgi edinmenin dijitalleştiği günümüz dünyasında geleneksel medya araçlarının yerini yeni medya araçları almıştır. Üstelik yeni medya araçları dijital çağ olarak da adlandırılan yaşadığımız çağda haber almak için kullanılan yegâne araçlar haline gelmiştir. Bu durum her ne kadar hızlı ve seri enformasyon akışının sağlanmasında önemli bir rol oynuyor olsa da aynı zamanda yalan haberlerin ve dezenformasyonun daha sistematik ve hızlı bir şekilde yayılmasına da neden olmuştur. Kamu diplomasisinin en önemli uygulama araçlarından birisi olarak kabul edilen kitle iletişim araçları nezdinde yaşanan bu değişim şüphesiz dijital çağda kamu diplomasisi faaliyetleri kapsamındaki stratejileri ve uygulamaları da etkilemiştir. Zira, kitle iletişim araçları; gündem belirleme, haber verme, bilgilendirme, kamuoyu oluşturma, kamuoyunu etkileme ve yönlendirme gücüne sahip olmanın yanı sıra geniş kitlelere ulaşılmasına imkân sağlaması nedeni ile yabancı ülke kamuoylarına ulaşılmasındaki en etkili araçlardan birisi olarak kabul edilmektedir. Devletler açısından da kamu diplomasisinin temel amacı olan uluslararası toplum nezdinde olumlu imaj ve algı yaratabilmek veya olumsuz algıyı yıkabilmek için yabancı basında ülkeleri hakkında yapılan haberler, kullanılan tanımlamalar ve kavramlar son derece önemlidir. Devletlerin kendi kontrollerindeki basın ve yayın organlarının içeriklerine, haberlerine ve hatta kullanılan dile bile doğrudan müdahale ederek, uluslararası kamuoyunu yönlendirme ve etkileme faaliyetleri, son dönemde kamu diplomasisi kapsamında en sık karşılaşılan uygulamalar olarak nitelendirilmektedir. Bu sebeple, çalışmanın temel sorunsalı; farklı ülkelerin devletle ilişkili uluslararası yayın kuruluşları, Türkiye'nin Suriye'ye yönelik askeri operasyon kararlarını nasıl yansıtmaktadır sorusu çerçevesinde şekillenmiştir. Çalışmanın temel amacı ise farklı ülkelerin devletle ilişkili uluslararası yayın kuruluşlarının, Türkiye'nin Suriye'ye yönelik askeri operasyon kararlarını nasıl yansıttığını analiz ederek, uluslararası kamuoyunda yaratılan Türkiye imajını/algısını incelemektir. Bu sayede, Türkiye'nin kamu diplomasisi faaliyetleri kapsamında son dönemde temel ilke olarak belirlediği "Türkiye karşıtı dezenformasyon ve kara propaganda ile mücadele" ilkesinin gerekliliğinin ve öneminin ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Çalışmanın Suriye İç Savaşı'nın başladığı 2011 yılından 2021 yılına kadar geçen 10 yıllık süreci kapsar nitelikte yapılması planlanmıştır. Ancak, 10 yıllık süre boyunca Türkiye'nin, Suriye İç Savaşı'na ilişkin dış politika kararlarının tamamının incelenmesi yerine bu süreçteki önemli kırılma anları olarak kabul edilen dört askeri operasyon (Fırat Kalkanı Operasyonu, Zeytin Dalı Operasyonu, Barış Pınarı Operasyonu ve Bahar Kalkanı Operasyonu) özelinde bir analiz yapılması planlanmıştır. Çalışma boyunca araştırma yöntemi olarak içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bahsedilen analizin yapılabilmesi için amaçsal örnekleme yöntemi kapsamında uluslararası yayın kuruluşları arasından dört haber ajansı seçilmiştir. Dört haber ajansı; ülkelerin Suriye'deki ve Orta Doğu'daki politikalarının farklılıkları, coğrafi konumları ve devlet tarafından finanse ediliyor olmaları gibi temel etmenler göz önünde bulundurularak, belirlenmiştir. Bu doğrultuda, İngiltere'den BBC, Rusya'dan Sputnik, Fransa'dan France 24 ve Katar'dan Al-Jazeera haber ajansları özelinde içerik analizinin yapılmasına karar verilmiştir. Böylece, çalışma sonucunda elde edilecek bulguların da birbirinden farklılaşması hedeflenmiştir. Yukarıda verilen çerçevede, çalışma giriş ve sonuç bölümleri hariç üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, kamu diplomasisi kavramının kuramsal ve kavramsal çerçevesi üzerine detaylı bir inceleme yapılarak, kavramın ortaya çıkışı, gelişimi, aktörleri, araçları ve yumuşak güç kavramı ile arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Devamında ise devletlerin kitleleri belirli bir amaç doğrultusunda hareket geçirme maksadı ile başvurduğu siyasal etki araçlarından birisi olan propaganda kavramına ve günümüzde kamu diplomasisi faaliyetleri kapsamında önemi ve popülaritesi artan kavramlardan, bilgi düzensizlikleri türlerine -dezenformasyon, mezenformasyon, malenformasyon- ve post-truth (hakikat ötesi çağ) kavramlarına yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Türkiye'nin kamu diplomasisi uygulamalarının daha geniş çerçeveden değerlendirilebilmesi ve karşılaştırma zemini sunabilmesi açısından kamu diplomasisi faaliyetlerini uzun zamandır etkili ve başarılı bir şekilde uygulayan ülkelerden bahsedilmiştir. Devamında ise özellikle 1990'lı yıllardan itibaren Türkiye'nin dış politikada etkili bir araç olarak kullandığı kamu diplomasisi uygulamalarının hem tarihsel arka planını hem de fikirsel olarak hangi anlayış veya anlayışlar çerçevesinde şekillendiğini anlayabilmek açısından Türk dış politikasının temel ilkelerine ve Türkiye'nin yumuşak güç potansiyeline yer verilmiştir. Ardından, Türkiye'de kamu diplomasisi faaliyetlerinin doğuşu, gelişimi ve tarihsel süreç içerisinde Türk kamu diplomasisi uygulamalarını yürütmekle sorumlu kamu diplomasisi aktörlerinin amaçları, söylemleri ve politikaları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise ilk olarak kamu diplomasisi ve uluslararası yayın kuruluşları arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılabilmesi adına haber analizi kapsamında tercih edilen dört uluslararası yayın kuruluşunun tarihçeleri, misyonları, kamu diplomasisi kapsamındaki faaliyetleri ve en önemlisi devletle ilişkileri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Devamında ise sırasıyla, France 24, Sputnik, Al-Jazeera ve BBC haber ajansları özelinde yayınlanan haberler, çalışmanın temel amacı ve temel araştırma sorusu esas alınarak oluşturulan, "İki Ana Kategori" ve "Altı Alt Kategori" özelinde incelenmiştir. Haber analizi sonucunda elde edilen bütün bulgulara, her bir haber ajansı için ayrı ayrı oluşturulan tablolarda ve grafiklerde detaylı bir şekilde yer verilmiştir. Son olarak hem önceki iki bölümdeki hem de bu bölümdeki değerlendirmeler ve bulgular ışığında bahsi geçen devletle ilişkili uluslararası yayın kuruluşlarının Türkiye'ye karşı yaklaşımları ve yayınlanan haberler aracılığıyla uluslararası kamuoyunda yaratılan Türkiye imajı ve algısı hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.