Karl Marx ve Max Weber’in Doğu Toplumlarına Yaklaşımları


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Lütfi SUNAR

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): İsmail COŞKUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada Marx ve Weber'in Doğu toplumlarına dair çözümlemelerini karşılaştırmalı bir biçimde incelenmektedir. Bu çerçevede onların Doğu toplumlarını ele alırken kullandıkları teorik çerçeve, kavramsal dil ve kaynakları incelenmektedir. Bu bağlamda erek onların birbirine yakınlaşmalarının sosyolojik düşünce bakımından anlamı değerlendirilmektedir.Marx ve Weber'in Doğu toplumlarını ele aldıkları çerçeve sosyolojinin bir bilim olarak işlevlerinden kaynaklanmaktadır. Sosyoloji bir bilim olarak Batı'nın kendisini Doğu üzerinden tanımlaması girişimlerinin bir parçası olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda onun temel işlevi modern toplum biçiminin tanımlanmasıdır. Sosyoloji bunu tarih felsefesi ve şarkiyatçılıktan beslenerek toplum tasnifleri aracılığıyla gerçekleştirmiştir. Bu toplum tasniflerinde modern toplum biçimi daima Doğu toplumları ile karşılaştırmalı bir biçimde açıklanmaktadır.Sosyolojik düşüncenin iki klasik ismi olan Marx ve Weber'in modernitenin açıklanması çerçevesinde kurdukları sosyolojilerinin gayesi Doğu toplumları üzerinden Batı toplum biçimini açıklamaktadırlar. 19. yüzyılda sosyoloji ile paralel bir biçimde benzer amaçlarla gelişen şarkiyatçılığın en temel tezi olan şark despotizmi yaklaşımı onların incelemelerinin merkezinde yer almaktadır. Onlar coğrafya ve iklime bağlı açıklamaları temele alarak Doğu toplumlarının durağan, gelişmeye/ilerlemeye kapalı olduğunu düşünmektedirler. Böylece şarkiyatçılığın tezlerini sosyolojik bir çözümleme dâhilinde yeniden üretmektedirler.Bu bakımdan sosyolojik düşüncede birbirine karşıt olarak konumlandırılan Marx ve Weber modern toplumun geleceğine dair görüşlerinde ne kadar farklılaşmışlarsa Doğu toplumlarına dair incelemelerinde de birbirlerine o kadar yaklaşmışlardır. Bu çerçevede onların Doğu toplumlarına yaklaşımları büyük oranda örtüşmekte hatta birbirini tamamlamaktadır.