Sosyal Devlet Anlayışı: Sosyal Devletin Uygulama ve İdeolojisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2002
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Tayfun Çalkavur
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mehmet Tevfik ÖZCAN
Özet:TEZİN ÖZETİ Gelişmiş kapitalist toplumlarda, sınıflar ve gruplar arasında ekonomik çıkarların çatışması, yıllara göre farklı yoğunlukta olmakla birlikte, kaçınılmaz bir olgudur. Ekonomik farklılaşma beraberinde toplumu, çok büyük bir şiddetle karşı karşıya bırakmıştır. Gelişmiş endüstriyel toplumlarda sınıf ve grup çatışması halen devam etmektedir. Bu tezde, böylesine toplumlarda, sosyal devletin insanlara kazanımlarının neler olduğu ve sosyal devletin edimlerini yerine getirirken ideolojik farklılıklara göre hangi değerlerin ve bu değerlere uygun araçların ön plana çıktığı araştırmaya çalışarak, geleceğe yönelik bir projeksiyonun tutulması amaçlanmıştır. Her şeyden önce sosyal devlet anlayışı insanlara hiç olmazsa belirli bir asgari yaşam standardı temin etmeyi kendine gaye edinmiştir. Kısacası sosyal devletin sağlamak istediği, toplumda sosyal farklılıklardan kaynaklanan, adaletsizlikleri (farklı nedenlerle de olsa) azaltmak ve böylesine adaletsizliklerde mağdur lehine sosyal hizmetler vasıtasıyla düzenleyici ve önleyici faaliyetlerde bulunabilmektir. Sosyal devlete yaklaşım biçimleri, toplumsal yaşamı algılamanın sonucu olarak farklılaşır. Doğal olarak, gerek bireyler, gerekse sosyal bilimler alanındaki araştırmacılar, kendilerini toplumsal yaşamda nasıl konumlandırdıklarına bağlı olarak farklı görüş açıları ortaya koyarlar. Toplumdaki ekonomik kaynakların yeniden dağıtılmasını gerekli kılan sosyal devlet probleminde farklı görüş açılarının ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu çalışmada ele alınan ideolojiler ise, sırasıyla "Anti Kollektivistler", "Pragmatik Kollektivistler", Fabianlar" ve "Marksistler"dir. Her bir ideolojik yaklaşımı kendi içinde şu alt ana başlıklarla incelenmiştir; "sosyal değerler', "toplum ve devlet", "hükümetin rolü" ve "sosyal devlete karşı tutumları" konularına yöneliktir. Sosyal devlet ilkesiyle birlikte ekonomik ve toplumsal yapı somut olarak ele alınmakta ve bu yapıdaki eşitsizlikler asgari düzeye indirilmeye çalışılmalıdır. Eşitlik ilkesi, sosyal devletin en önemli ilkesidir ve burada bahsedilen eşitlik, şekli veya soyut bir eşitlik olmayıp, tamamen kişinin yaşadığı toplumla birebir ilintilidir. Kısacası burada maddi anlamda bir eşitlik söz konusudur. Artık ekonomik olarak güçsüz durumda bulunan kitleler, sosyal haklar vasıtasıyla edilgen, durumdan etken duruma geçmeleri gerekmektedir. Bu noktada artık sosyal devletin sujesinin ortak paydası, sosyal rolleri gereği mağdur durumda bulunan ve bulunduğu durumda kendi başlarına düzlüğe çıkma imkanı olmayan insanlar olmalıdır. Sosyal devlette eşitliğin var olup olmamasında dikkat etmemiz gereken temel kriter, devletin, uyguladığı politikaların ve uygulamalarının altında, toplumda bir sosyal eşitlik yaratmak amacı taşıyıp taşımadığıdır. Toplum içerisinde eşitlik ilkesinin, pratikte uygulamasında iki faktör temel yapı taşını oluşturmaktadır. Bunlardan birincisi sosyal adalet, ikincisi ise sosyal güvenliktir. Tüm bunlar yerine getirilirken de.toplumda nasıl bir işbölümü yapılacağı tezde araştırılmaya çalışılmıştır. rv