Depreme karşı dayanıklılık aracı olarak kentsel planlama: İstanbul–Eyüpsultan örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NUR FAHREDDİN
Danışman: Mete Başar Baypinar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Deprem, ne zaman meydana geleceği kesin olarak tahmin edilemeyen en şiddetli afetlerden biridir. Kentsel bölgeleri vurarak, büyük insani ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır, ve olumsuz etkilerinin üstesinden gelinmesi yıllar gerektirebilecek ikincil felaketlerine neden olabilmektedir. Ancak kayıplar yer sarsıntısı hareketinin bir sonucu olarak değildir; daha çok kentsel varlığın bu hareketle etkileşiminin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Kentsel varlığın kırılganlığı ne kadar büyükse, kayıplar da o kadar büyük olmaktadır, ve bunun tersi de geçerlidir. Depremlere maruz kalan kentsel varlığın dayanıklılığı ne kadar yüksek olursa, ortaya çıkan kayıplar o kadar düşük olmaktadır, ve bu durumlarda şehirlerin şoklara karşı dayanıklılığı arttırmada kentsel planlamanın rolü belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Özellikle büyükşehirlerde şoklara karşı korunmanın önemi giderek artmaktadır. Şehirler, yaşamsal işlevlerin çoğunu içerdikleri ve en büyük nüfus toplanmalarına yerleşim yeri oldukları için ülkelerdeki ana yaşam arterlerini oluşturmaktadır. Ayrıca istatistikler, kentsel nüfustaki artışın devam ettiğini ve buna bağlı olarak şehirlerin genişlemeye devam ettiğini gösterdiğinden dolayı, şehirlerin şoka maruz kaldıktan sonra içindeki sistemlerin işlevini devam ettirmelerini ve en az kayıpla çıkmalarını sağlamak için kentsel planlamada dayanıklı ve kapsamlı bir yaklaşım benimsemek gerekli hale gelmiştir. Dolayısıyla, deprem Türkiye'de Marmara Bölgesi'ndeki şehirlerin karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biri olması nedeniyle, bu tez İstanbul'daki Haliç kıyıları ile Karadeniz kıyıları arasında bir bağlantı köprüsü teşkil eden, Eyüpsultan İlçesi'nin topografik yapısının çeşitliliği ve ruhsatsız konut kümelerini içermesi nedeniyle Eyüpsultan İlçesi'ni ele almaktadır. Önerilen çalışma kapsamında Bölgesel Dayanıklılık Teorisi'ne dayanarak, 1999 yılında gerçekleşen Marmara depreminden sonra bölgedeki deprem riskinin azaltılmasına yönelik izlenen 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanun'un irdelenmesi, ve bu kanunun kırılganlığa yol açıp açmadığına dair verilerin toplanıp analiz edilmesinin ardından çözümler önermek amaçlanmaktadır. Böylece şehir plancılarına ve kentsel politika yapıcılara, depremlere karşı dayanıklı şehirleri oluşturmaya yönelik bir referans sağlamayı amaçlamaktadır.