SADRUŞŞERİA'NIN BELAGAT İLİMLERİNE DAİR EL-VİŞAH ADLI ESERİNİN TAHKİK VE TAHLİLİ


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET AYDIN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Musa Alak

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sekkâkî'nin (555-626/1160-1229) Miftâhu'l-ulûm adlı eseri belâgat tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuş; bu eserin yazımıyla birlikte belâgat ilimleri tekâmül sürecinin sonuna doğru yaklaşmıştır. Miftâhu'l-ulûm'un özellikle belâgate dair olan üçüncü kısmı üzerine pek çok şerh, hâşiye, ihtisar vb. çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri de Sadrüşşerîa'nın (ö. 747/1346) el-Vişâh fî zabti meâkıdi'l-Miftâh isimli eseridir. Sadrüşşerîa el-Vişâh'ın telifinde sadece Miftâhu'l-ulûm'u değil onunla birlikte belâgat tarihinde yine önemli bir yeri olan Fahreddin er-Râzî'nin (ö. 606/1210) Nihâyetü'l-îcâz isimli eserini de esas almıştır. Bu iki eserden hareketle belâgatin üç ana ilim dalı olan meânî, beyân ve bedî ilimlerini kapsayan muhtasar bir eser meydana getirmiştir. Tezimizde Sadrüşşerîa'nın belâgat ilimlerine dair kaleme aldığı bu eserini tahkik/edisyon kritik kuralları çerçevesinde gün yüzüne çıkarmayı ve onu ilim dünyasının istifadesine sunmayı amaçladık. Eserin tahkikinin ardından onun belâgat tarihindeki yerini ve önemini belirlemeyi hedefledik. Bu amaçla ilk olarak Sadrüşşerîa'nın hayatını ve ilmî kişiliğini ele aldık. Daha sonra el-Vişâh'ın iki ana kaynağı olan Nihâyetü'l-îcâz ile Miftâhu'l-ulûm'u tanıttık. el-Vişâh'ın pek çok açıdan tahlilini yaptıktan sonra son olarak el-Vişâh ekseninde Sadrüşşerîa'nın belâgat tasavvurunu genel olarak ortaya koymaya ve onun belâgatin temel meselelerine dair özgün olduğunu düşündüğümüz görüşlerini îzah edip değerlendirmeye çalıştık.