Finansal varlık fiyatlama modeli: Borsa İstanbul üzerinde bir uygulama


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EBRIMA NYASS

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Vedat SARIKOVANLIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

William Sharpe ve John Lintner tarafından 1960'lı yıllarda geliştirilen Finansal Varlık Fiyatlama Modeli (FVFM) son elli yılda en fazla tartışma yaratan varlık fiyatlandırma modeli olmuştur. Birçok araştırma, dünyanın dört bir yanında farklı sermaye piyasalarında FVFM'nin geçerliliğini test etmiştir. FVFM ile ilgili deneysel test sonuçları modeli önemli ölçüde desteklediği gibi, model aleyhine kanıtlar da ortaya koymuştur. Modelin varsayımları ve tahminlerinin geçerliliği ile ilgili akademisyenler arasında hararetli bir tartışma olmuştur. Yine de üzerinden elli yıldan fazla zaman geçmesine rağmen bu model halen teori ve uygulamada yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı Finansal Varlık Fiyatlama Modeli (FVFM) İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda doğru olup olmadığını test etmektir. Çalışma, Ocak 2005-Aralık 2016 arasındaki örneklem dönemi için İMKB'de listelenen aylık hisse senedi getirilerinden yararlanır. İki teknik, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda risk ve getiri arasındaki ilişkiliyi incelemek için kullanılır. Birinci teknik, bireysel menkul kıymetlerde FVFM'yi inceleyen İki Geçişli Regresyon Testidir, ikinci teknik ise oluşturulan portföylerde FVFM'yi inceleyen Black, Jensen ve Scholes (1972) zaman serisi regresyonu ve Fama ve MacBeth (1973) enine kesit regresyonudur. Birinci tekniğe göre, FVFM İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda tam olarak ispatlanmamıştır. Kesişim, sıfırdan önemli ölçüde farklı bir değer olur ve fazla getiriler ve beta arasında belirgin bir doğrusal ilişki yoktur. SML eğrisi pozitiftir ancak FVFM tarafından öngörülen risk priminden düşüktür. Ayrıca, bu tekniğin sonuçları getirilerin sistematik olmayan riskten etkilendiğini göstermektedir. İkinci teknik daha iyi deneysel sonuçlar verir ancak yine de bütün olarak FVFM'yi desteklemez. İkinci tekniğin deneysel sonuçları beklenen getiriler ve beta arasında doğrusal bir ilişki bulmuştur, bu da FVFM hipotezinin risk ve getiri arasındaki doğrusal ilişkiye dair FVFM'nin güçlü bir desteği olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuçlar ayrıca fazla piyasa getirilerinin negatif olduğu alt dönemlerde beklenen getiriler ve beta arasında ters bir ilişki gösterir. FVFM'ye göre, kesişimin sıfıra eşit olması gerektiğini ve SML eğiminin ortalama risk primine eşit olması gerektiğini varsaydığı için, sonuçlar bu hipotezin yanlışlığını ispatlar ve FVFM'ye karşı kanıt sağlar. Ayrıca, çalışma FVFM'nin, menkul kıymetlerin kalıntı varyansı, yani sistematik olmayan risk testi de dâhil olmak üzere, getirilerin ilgili bütün belirleyici etkenlerini yeterli düzeyde kapsayıp kapsamadığını inceler. Sonuçlar, bakiye riskin bütün alt dönemlerde beklenen getiriler üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını ortaya koyar. Bu, betanın halen riskin pragmatik bir ölçüsü olduğu ve yatırım kararları verme konusunda faydalı olabileceği anlamına gelmektedir. Her iki tekniğin deneysel sonuçlarına göre, temel sonuç Finansal Varlık Fiyatlama Modelinin 01.01.2005-31.12.2016 tarihleri arasındaki örneklem dönemi boyunca İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın güvenilir bir tanımını vermemektedir. Anahtar kelimeler: Finansal varlık fiyatlama modeli, risk primi, beklenen getiri ve beta, İMKB