AİHM Kararlarında Sığınmacı Çocuklar ve Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Kamu Hukuku Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Ayşe Nur Yıldırım
Danışman: Volkan Aslan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çocuğun üstün yararı kavramı, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin (ÇHS) 3. Maddesinde düzenlenen temel bir ilke olup devlet organları tarafından gerçekleştirilen ve çocukları ilgilendiren tüm faaliyetlerde esas alınmaktadır. Bu kavram, birçok uluslararası sözleşme ve metinde yer almakla birlikte net bir tanımı bulunmamaktadır. Avrupa Konseyi sistemine bakıldığında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) içerisinde doğrudan çocuklara ilişkin bir düzenleme ve çocuğun üstün yararı ilkesini içeren herhangi bir madde mevcut değildir. Ancak Avrupa Konseyi üyesi devletlerin tamamının ÇHS'ye taraf olmasının etkisiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) çocukları ilgilendiren kararlarda sıklıkla ÇHS'ye atıfta bulunarak çocuğun üstün yararı ilkesinin idari makamlar tarafından gözetilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Göçmen çocuklarla ilgili AİHS sisteminde üstün yarar ilkesinin belirgin bir şekilde öne çıktığı başlıca alanlar, idari gözetim tedbirleri, yaş tespiti prosedürleri ve sınır dışı kararlarıdır. Göçmen çocuklarla ilgili verilen idari gözetim kararlarında işkence ve kötü muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik hakkı ile özel ve aile hayatına saygı hakkı gibi temel insan hakları ön plana çıkmaktadır.Yaş tespitine ilişkin uygulanan prosedürlerin hukuka uygunluğu incelenirken aile hayatına saygı hakkı önemli bir değerlendirme kriteri olarak ele alınmaktadır. Aynı şekilde, göçmen çocuklar veya ebeveynleri hakkında verilen sınır dışı kararlarında da özel ve aile hayatına saygı hakkının ihlali riski dikkatle değerlendirilmektedir.Bu tezde, farklı hukuki süreçlerde çocuğun üstün yararı ilkesinin ne derece dikkate alındığı ve bu ilkenin karar mekanizmalarındaki ağırlığı tartışılacaktır. Bu tezin temel amacı, çocuğun üstün yararı ilkesinin farklı dava türlerinde bir ölçüt olarak kullanılmasının çocuk haklarını geliştirme açısından sunduğu fırsatları ve aynı zamanda soyut bir kavram olmasından kaynaklanan zorlukları derinlemesine incelemektir. Bu bağlamda, söz konusu ilkenin pratikte nasıl uygulanabileceği ve çocuk haklarının etkin bir şekilde korunmasına katkı sağlayabileceği değerlendirilecektir.