Arkeolojik veriler çerçevesinde Urartu Krallığı'nın eyalet sistemi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HARUN DANIŞMAZ
Danışman: Erkan Konyar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Urartu Krallığı MÖ 9. yüzyılın ortalarından MÖ 7. yüzyılın ortalarında kadar yaklaşık 200 sene boyunca Van Gölü havzası ve Orta Aras havzasında hakimiyet kurmuştur. Fakat krallığın etkisi kuzeyde Yanlızçam dağları, güneyde Toros ve Zagros dağları, doğuda Sabalan dağı, batıda Fırat Nehri'ne değin ulaşmıştır. Peki krallık bu geniş coğrafyada hakimiyetini nasıl, ne derece sağlamıştır? Dönemin yazılı belgelerinde LÚEN.NAM logogramıyla valilerden bahsedilir. Fakat belgelerin sayıca azlığı ve nitelik bakımından yetersizliği Urartu eyalet sistemine dair bir şablon oluşturmamızı imkânsız kılar. Ayrıca propaganda amacı taşıyan yazıtlar üzerinden eyalet sistemini açıklamaya çalışmak merkeziyetçi bir devleti kabul etmektir. Bu nedenle Urartu eyalet sistemine dair daha fazla bilgi sahibi olabilmek için yazılı kaynaklar dışında arkeolojik verilere de bakmak gerekmektedir. Urartu Krallığı'na ait kale, kent, kaya mezarı, yazıt, stel gibi arkeolojik maddi kültür kalıntılarını fiziki bir harita üzerine yerleştirdiğimizde bize yazılı belgelerde karşılaşmadığımız farklı bir resim sunar. Urartu coğrafyasında krallığın eyalet sistemine dair 3 farklı yerleşim grubu görülür. Krali kentler olarak adlandırılan ilk grup bizzat krallık tarafından inşa ettirilmiştir. Hanedan mensubu valiler tarafından idare edilen bu kentler krallığın resmi mimarisini gösterir. İkinci grubu yerel eyalet merkezleri oluşturur. Bu merkezler yerel eyalet valileri tarafından yönetilmektedir. Son grubu da aşiret merkezleri oluşturmaktadır. Boyut olarak son derece küçük olan bu merkezler konum olarak çoğunlukla 1500 m üzeri yükseltiye sahip izole bölgelerde bulunmaktadır. Bu merkezlerde görülen kültürel etki çoğu zaman sadece çok odalı kaya mezarıdır. Aşiret merkezlerinde yıl boyu ikameti gösteren mimari birimlerin bulunmaması bu merkezlerin yarı göçebe aşiretlere ait üsler olduğuna işaret eder.