Batı Geleneğinde Aşk, Cinsellik ve Ölüm: Tristan ve İsolde


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Esma Tezcan

Danışman: Hatice Şebnem Sunar

Özet:

Batı geleneği uyarınca kadın ve erkeğin birbirleri karşısında, birbirlerini tamamlayan bir ötekilik arz ettikleri varsayılmaktadır. Slavoj Žižek, Batı geleneğinin temelinde yatan platonik-Hıristiyan ilahiyatı doğrultusunda geliştiğini belirlediği bu varsayım neticesinde, cinsiyet farkıyla yaratılmışlıktan ötürü kadın ile erkek arasında bir yarık tespit etmektedir. Bu yarığın varlığının Batı geleneğinin en büyük skandalına işaret ettiğini ileri sürmektedir. Bu çalışmada Žižek'in bu savından hareketle, XII y.y. Ortaçağ Alman edebiyatına örnek teşkil eden Gottfried von Strassburg'un Tristan und Isolde metninde yer alan aşk, cinsellik ve ölüm motiflerinin çözümlenmesiyle, kadın ile erkek arasında tespit edilen bu ontolojik yarığın Batı geleneğinin varlıkbilimsel alımlaması gereği nasıl tezahür ettiği incelenmektedir. Söz konusu çözümlemenin kuramsal temelini başta Lacan'ın arzu kuramı olmak üzere, Alexander Kojève, Freud, Bataille, René Girard ve Joan Copjec'in bu bağlamdaki savları oluşturmaktadır. Çalışmada varılan netice, kadın ile erkek arasında mevcut olduğu saptanan ontolojik yarığın, kendisini platonik-Hıristiyan ilahiyatı üzerine inşa eden Batı geleneğinin iç söyleminde barındırdığı bir çelişkiden ileri geldiği yönündedir. Bunun yanı sıra, söz konusu çelişkinin Žižek'in ifade ettiği gibi, sadece varlık bilimsel bir meseleye değil, bilfiil ontik düzeyde bir sorunsala işaret ettiği ortaya konulmaya çalışılmıştır.