3T3 embriyonik fibroblast hücrelerinde akrilamidin oluşturduğu oksidatif hasara luteolinin etkileri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Emine ÇAKIR
Danışman: Yasemin Aydın
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gıda ürünlerinin işlenmek üzere ısıl işlemine tabi tutulması sonucunda bir takım gıda kontaminantı meydana gelebilmektedir. Isı kaynaklı gıda kontaminantlarından biri olan akrilamid (C3H5NO), beyaz, kokusuz ve suda çözünebilen reaktif bir bileşiktir. Araştırmalar, patates kızartması, kahve, ekmek ve tahıl ürünleri gibi günlük olarak tükettiğimiz gıdaların yüksek konsantrasyonda akrilamid içerdiğini göstermiştir. Akrilamid ayrıca endüstriyel olarak kâğıt üretimi, boya sentezi ve atık su arıtımı gibi alanlarda da yaygın olarak kullanılmaktadır. Dünya genelinde akrilamid içeren gıdaların sıklıkla tüketilmesi nedeniyle akrilamidin insanlar üzerindeki potansiyel toksik etkilerinin araştırılmasına yönelik çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar neticesinde akrilamid maruziyetinin nörotoksisiteye, hepatotoksisiteye, genotoksisiteye neden olduğu ve ayrıca üreme sistemini olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Ayrıca literatürde akrilamidin, hipertansiyon ve diyabet riskini artırdığına yönelik çalışmalar bulunmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışamalarda akrilamidin embriyonik fibroblast hücrelerinde toksisiteye neden olduğu ortaya konmuştur. Gerçekleştirilen çalışmalara rağmen akrilamidin 3T3 embriyonik fibroblast hücreleri toksikolojik etkileri hakkında yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Reaktif oksijen türleri hücrelere ve organizmalara zarar vererek oksidatif hasara neden olur. Bu radikallerin olumsuz etkilerine karşı oksidatif dengenin korunması için antioksidan içeren gıdaların tüketimi oldukça önemlidir. Luteolin çeşitli bitki türlerinde bulunan antioksidan özelliği bulunan flavonidlerin flavon grubunun bir üyesidir. Luteolin, serbest radikalleri temizleyerek ve metal iyonlarını şelatlayarak oksidatif stresin önlenmesinde görev alır. Antioksidan etkilerinin yanı sıra luteolin antimutajenik, antikarsinojenik ve antialerjik özelliklere de sahiptir. Yapılan bu çalışmada 2 mM akrilamid konsantrasyonu ve akrilamide ek olarak 10 µM luteolin 24 saat süreyle 3T3 embriyonik fibroblast hücrelerine uygulanmıştır. Akrilamidin 3T3 embriyonik fibroblast hücrelerine verdiği hasar ve bu hasara karşı luteolinin potansiyel koruyucu etkilerini belirlemek amacıyla hücre canlılığı, lipid peroksidasyonu ve antioksidan enzim düzeyleri incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre akrilamidin hücre canlılığını ve antioksidan enzim aktivitelerini azalttığı, lipid peroksidasyonunu ise arttırarak oksidatif hasarı indüklediği ortaya konmuştur. 3T3 embriyonik fibroblast hücrelerine akrilamide ilave olarak luteolin uygulanması sonucunda akrilamidin kaynaklı bu hasarların azaldığı belirlenmiştir. Bu bulgular neticesinde 3T3 embriyonik fibroblast hücrelerinde akrilamidin neden olduğu toksisiteye karşı luteolinin güçlü bir antioksidan olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.