Kentsel İçselliklerin Heterotopik Karakteri Üzerine Diyalektik Bir Sorgulama


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HANDE KARABULUT

Danışman: Hatice Umut Tuğlu Karslı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Devinim uzamı olarak kent, morfolojik ve deneyimsel durumlar ekseninde dalgalanan ilişkilerin tamamını içeren ve özne ile nesnenin varoluşsal durumları ile süperpoze olarak üretilen mekânsallıkları içinde barındırır. Bu doğrultuda ortaya çıkan "kentsel içsellikler", kent içinde çeşitli etkileşimlerin, kesişmelerin ve çatışmaların yaşandığı çok katmanlı alanlara işaret eder. Bu tez, fiziksel sınırların ötesine geçen ve kentsel uzamın içsel deneyimi ve üretimini vurgulayan bir kavram olarak "kentsel içsellik" kavramını odağına alarak yola çıkar ve kentsel uzamda tezahür eden içselliklerin heterotopik karakterinin sorgulanmasına odaklanır. Tez kapsamında, Foucault'nun "Heterotopya" (1967) ve Lefebvre'in "Heterotopi" (1970) kavramları üzerine yapılan açılımlardan referansla; bu iki kavram arasında bir "diyalektik sentez" oluşturulmuş ve biçim temelli, sosyal, eylemsel ve zamansal olmak üzere 4 diyalektik boyutu kapsayan bir kavramsal çerçeve kurgulanmıştır. Her bir diyalektik boyut; kentsel içselliğin ikiliklerden doğan üçüncül tezahürünü anlamlandırabilmek adına ikiliklerden türetilmiş alt açılımlar içerir. Kavramsal çerçeveden referans ile ortaya konulan analiz metodolojisi, son bölümde kentsel uzamda görünür bir içsellik tezahürü olan; İstanbul'un Beyoğlu bölgesinde yer alan Cezayir Sokak (Fransız Sokağı) bölgesi üzerine uygulanarak diyalektiklerin çözümlenmesi gerçekleştirilmiş ve heterotopik karakterinin sorgulaması yapılmıştır. Bu tez, kentsel içselliklerin heterotopik karakterini var eden dinamikler üzerine alternatif bakış açıları ve içgörüler sunarak, kent uzamının doğasında var olan çok boyutluluğun bütüncül bir şekilde anlaşılabilmesi üzerine alternatif bir açılım ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ortaya konulan kavramsal çerçeve ve analiz metodolojisinin, iç mimarlık teorisi ve kent çalışmaları arakesitinde önemli bir katkı sunacağı ve gelecek çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.