DURUMSAL HALKLA İLİŞKİLER MODELİNİN STÖ'NE UYGULANMASI: TÜRKİYE ÖRNEĞİ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İletişim Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA GÜL TEKALPAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Nilüfer SEZER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1980?lerden sonra hız kazanan küreselleşme rüzgarı bütün dünyayı etkisi altına almıştır. ?Sivil toplum? ve ?sivil toplum örgütü? kavramlarının da yaygın olarak kullanılması bu döneme rastlamaktadır. Dünyamızda ekonomik küreselleşmeyi gerçekleştiren, sosyal ve kültürel küreselleşmede önemli yol kateden küresel güçler, kendi paradigmalarını da oluşturmuşlardır. Bu yeni paradigmanın anlatılması ve benimsetilmesinde, başta bugünkü yaygın adlandırması ?kurumsal iletişim? olan Halkla İlişkiler olmak üzere, reklam, algı yönetimi, propoganda vb araçlar kullanılmıştır. Gelişen teknoloji bu alanlarda çalışanlara sınırsız olanaklar sunmaktadır. Bu yeni dünya düzeninde söz sahibi olmak isteyen, ister kâr amacı gütsün isterse gütmesin, her kurumun bu araçları en etkin biçimde kullanabilmesi gerekir. Bu araçlar, kullananın niyetine ve amacına göre, insanlığın yararına kullanılabileceği gibi tersi de sözkonusu olabilmektedir.Günümüzün en önemli sorunlarından biri, teknolojideki akıl almaz gelişme hızıdır. Bu, gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında, zaten var olan uçurumu iyice açmıştır. Değişim hızı karşısında gelişmekte olan ülkeler, küresel değerler karşısında ulusal değerlerini korumakta zorlanmaktadırlar. Ayrıca bu değişim hızı insan doğasının kaldırabileceğinin çok üstündedir. Bir de bulanık algı ve benzeri çeşitli araçlarla aklı iyice karıştırılmış olan insanın ?bu durumu?, üretenler ve yönetenler için inanılmaz fırsatlar sunmaktadır. Bilgisayarları ve cep telefonlarıyla olabildiğince meşgul olan insanlar artık eskisinden daha az okumaktadır. Çağımızda doğru bilgiye ulaşmak, eldeki bütün olanaklara karşın, hiç de kolay değildir. Bu ortamda tarihsel geçmişiyle irtibatı neredeyse kesilmiş olan büyük kitlelere, tarihsel gerçekler dışında bilgi empoze etmek de çok kolaylaşmıştır. Bu nedenle tez çalışmasında tarihsel arka planlara oldukça geniş yer verilmiştir. Tez dört bölümden oluşmaktadır. İlk üç bölümü ?Sivil Toplum?, ?Sivil Toplum Örgütü? ve ?Genel Olarak Halkla İlişkiler? ve ?STÖ?lerde Halkla İlişkiler Çalışmaları?na ayrılmıştır. Sivil toplum, sivil toplum örgütü ve Halkla İlişkiler kavramlarının ortak yönleri, her üçünün de yüzlerce tanımının yapılmasına, bu alanlarla ilgili ciltler dolusu kitap yazılmasına karşın, üzerinde görüş birliği sağlanmış tanımlarının olmamasıdır. İlgili bölümlerde bu kavramlara olabildiğince netlik kazandırabilmek adına, tanımlar ve teorik bilgilerin yanı sıra ve bazı bölümlerde bu bilgilerden daha çok uygulamalara yer verilmiştir. Tezin son bölümünde ilk üç bölümdeki bilgiler doğrultusunda Türkiye?deki STÖ?lerin daha etkili Halkla İlişkiler çalışmaları yapabilmelerine yönelik ?Durumsal Halkla İlişkiler Modeli? temelli bir model önerilmektedir. Tez ülkemizdeki tüm STÖ?leri değil kendilerini ?Atatürkçü? ve ?ulusal? olarak tanımlayan STÖ?leri kapsamaktadır. Bu model , STÖ?lerin dönüştürülmeden, kurum kültürlerini ve değerlerini koruyarak nasıl gelişebileceklerine yöneliktir. Çağımızda ancak stratejik ve hedef odaklı çalışılarak başarılı olunabileceği hipotezi doğrultusunda alt yapısal çalışmalar bu modelin vazgeçilmez parçaları olarak ele alınmıştır. Stratejik ve hedef odaklı çalışan ?gerçek STÖ?ler, yönetenler üzerinde yönetilenler lehine daha güçlü bir baskı oluşturabilecek; daha fazla görünürlülük, daha fazla kaynak, daha fazla aktif üye sağlamaya yönelik, gerçek anlamda Halkla İlişkiler yapabileceklerdir. Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum Örgütü, Durumsal Halkla İlişkiler, Küreselleşme, Strateji, Kurumsal Gelişim