Adölesan idiopatik skolyoz hastalarında ebeveyn tutumlarının yeme tutumları üzerindeki etkisinde öz-şefkat, depresyon ve beden imgesi bozukluğunun aracılık etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Duygu Kuzu
Danışman: Hanife Özlem Sertel Berk
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ebeveyn tutumları ve öz-şefkat ergenlerin psikolojik sağlıkları ve beden imgeleri üzerindeki oluşumunda etkili olduğu gibi, yeme tutumlarında bozulmaya sebep olabilmektedir. Bu çalışmada, adölesan idiopatik skolyoz (AİS) hastalarında ebeveyn tutumlarının yeme tutumları üzerindeki etkisinde öz-şefkat, depresyon ve beden memnuniyetsizliğinin aracılık etkisinde bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Katılımcıların demografik ve tıbbi özelliklerine ilişkin öz-şefkat, ebeveyn tutumları, depresyon, beden memnuniyetsizliği ve yeme tutumları ile yapılan karşılaştırma analizleri çalışmanın yan amaçları kapsamında incelenmiştir. Çalışma farklı kliniklerden 12-24 yaş aralığındaki 38'i erkek 132'si kadın olmak üzere toplamda 170 AİS hastası ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada sosyo-demografik ve tıbbi soru formunun yanı sıra, Öz-şefkat Ölçeği, Beden İmgesi Bozukluğu Ölçeği-Skolyoz Versiyonu, Yeme Tutumu Testi- 26, Leuven Anne Baba Tutumları Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, ebeveyn tutumlarının yeme tutumları üzerindeki etkisinde öz-şefkat, beden memnuniyetsizliği ve depresyonun aracılık etkisi sağlanmıştır. Çalışmanın ikinci nedensel hipotezini oluşturan ilk adımda, AİS hastalarının ebeveyn tutumu ile depresyon ve beden memnuniyetsizliği ilişkisinde öz-şefkatin aracılık rolünün istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna varılmıştır. İkinci adımda ise, AİS'li hastaların, öz-şefkat ve yeme tutumları arasındaki ilişkiye beden memnuniyetsizliği ve depresyonun aracılık etkisi sağlanmıştır. Çalışmanın temel amacının yanında, yan amaçlar kapsamında, örneklemin demografik ve tıbbi özelliklerine de ilişkin bir takım bulgular tespit edilmiştir. Tüm bu bulgular göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışma hem psikoloji alanında AİS gibi kronik bedensel bir hastalığın araştırılması açısından hem de tıp alanında psikolojinin önemini göstermesi sebebi ile klinik sağlık psikolojisinin gerekliliğini vurgular niteliktedir. Keşfedilen tüm bu aracılık ilişkileri alanda planlanacak olası multidisipliner çalışmalara rehberlik etmesi açısından önemlidir.