Maternal Kanda Preeklampsi ile İlişkili mikroRNAların Belirlenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü, Genetik Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Selin Demirer
Danışman: Ayşe Evrim Bayrak
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Preeklampsi (PE), maternal ve fetal morbidite ve mortalitenin nedenlerinden biri olup, hipertansiyon ve proteinüri ile birlikte çeşitli semptomlarla ilişkili hamileliğe özgü bir hastalıktır. Patofizyolojisi henüz tam olarak belirlenememiş olsa da anormal plasentasyon ile ilgili çok sayıda farklı olarak ifade edilen mikroRNA (miRNA) belirlenmiştir. miRNA'lar küçük, endojen, kodlamayan RNA'lar olup gen ifadesinin düzenlenmesinde rol oynamaktadır. Bu çalışma da hem preeklampsi ile maternal kan lökositlerindeki aday miRNA'lar arasındaki ilişki hem de bu miRNA'lar ile preeklampsinin başlangıç zamanı (34 haftadan erken veya geç) ve şiddeti (hafif veya ağır preeklampsi) arasındaki ilişkinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya başlangıç dönemine ve şiddetine göre gruplandırılan preeklampsili (n:83) gebeler ile sağlıklı gebeler (n:29) dahil edilmiştir. Tüm bireylerden periferik kan alınarak lökositleri elde edilmiş ve RNA izolasyonu yapılmıştır. Literatüre göre aday olarak seçilen miR-21-3p, miR-155-5p ve miR-518b ifade düzeyleri kantitatif RT-PCR ile belirlenerek elde edilen değişim katsayıları ve preeklampsi ile olan ilişkileri istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Buna göre, erken dönemde (29. hafta), miR-518b düzeyinin ağır preeklamsili gebelerde 4.6 kat, hafif preeklamsili gebelerde ise 2 kat arttığı belirlenmiştir (p=0.023). Geç dönemde (37. hafta) ise miR-155-5p düzeyinin ağır preeklampsili gebelerde 1.4 kat, hafif preeklampsili gebelerde ise 1.5 kat azaldığı belirlenmiştir (p=0.051). Ayrıca, miR-21-3p düzeyinin ağır preeklampsili gebelerde 1.9 kat, hafif preeklampsili gebelerde 1.5 kat azaldığı belirlenmiştir (p=0.019). Ek olarak, tüm gruplarda miRNA'lar ve klinik parametreler ile ilişkileri detaylı olarak incelenmiştir. Sonuç olarak, preeklampsinin neden olduğu komplikasyonlar ile kan miRNA düzeyleri ilişkisi araştırılarak hem hastalığın daha erken tespiti ve dolayısıyla tedavi sürecine daha erken başlanması hem de patofizyolojisindeki rolünün anlaşılmasına katkı sağlanması mümkün olabilir. Anahtar Kelimeler: preeklampsi, maternal kan, aday mikroRNA'lar, ifade düzeyi, rölatif kantitasyon