Türk Hukukunda Faiz Miktarının Belirlenmesi ve Sınırlanması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Burak Eslem Güçlü

Danışman: Tülay Aydın Ünver

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Faiz tarih boyu borç ilişkilerinin bir uzantısı olarak sosyal ve ekonomik alandaki etkileri itibariyle en çok tartışılan konulardan biri olmuştur. Buna bağlı olarak bu konuda pek çok düzenleme ve yasak öngörülmüşse de faize ilişkin meseleler hiçbir zaman tam anlamıyla çözümlenememiştir. Bu düzenleme ve yasakların başında gelen, faiz miktarına azami sınır çizen hükümlerin ise olumlu etkileri kadar olumsuz etkileri de söz konusu olmuştur. Türk Borçlar Kanunu ile faize azami sınır getiren hükümler; uygulama alanı, yerindelik gibi hususlarda hukukumuz açısından da tartışmaların odağı olmuştur. Çalışmamızda öncelikle faiz kavramı incelenmiş, faiz türleri ve faize benzer kavramlar ile arasındaki fark ortaya konulmuştur. Devamında faiz miktarının belirlenmesi, sözleşmesel faiz oranı ve kanuni faiz oranı ayrımında ele alınmıştır. Faizin sözleşme ile belirlendiği durumlarda sözleşme serbestisi ilkesi açıklanmış, borçlar hukukumuzun temelinde yer alan bu ilkenin sınırları incelenmiştir. Bu çerçevede, faizin sözleşme ile belirlenmesine ilişkin sınırlar da ortaya konulmuştur. Devamında sözleşmede faiz oranın belirlenmemesi durumunda uygulanacak kanun hükümleri 01.06.2024 tarihinden itibaren geçerli olacak olan %24'lük kanuni faiz oranı da dikkate alınarak incelenmiştir. Son bölümde ise hukukumuzda faizin belirlenmesine ilişkin en temel sınır olan, faize azami sınır öngören düzenlemeler, tarihsel gelişimi ile birlikte ayrıca ele alınmış; kredi kartı, tüketici kredileri, ticari krediler gibi uygulamaya dönük konularda bu düzenlemelerin etkileri incelenmiştir. Bu kapsamda, özellikle Türk Borçlar Kanununun faize ilişkin hükümlerinin uygulama alanı ve yerindeliği öğretideki tartışmalar ile değerlendirilmiş ve kendi görüşümüz ortaya konulmuştur.